9 Ekim 2012 Salı

O Gitti e ben Hala Aşık

O gitti.
9 ekim bugün. 24 Ağustos'tan beri olmayan birine hala aşığım. Bei sevip sevmediğine dair en ufak bi fikrim yok. Tekrar beraber olur muyuz bilmiyorum. Fakat ben aşığım.
3 tane erkek. Emocum, kıvırcık, çakır.
Kıvırcıklada 2 hafta mı ne çıktık, ayrıldık. Onlada konuşmak çok güzeldi . Zaten ne zaman koç burcu bi sevgilim olsa aynı şeyleri hissediyordum. 
Gitmesin beni bırakmasın istiyodum çünkü ilgiliydi bana.
Emocumla da buluştuk işte. Onun yanındayken çok rahattm. Daha mı rahat olmayım herşeyimi konuştuğum insan yani. Neredeyse 2 yıldır tanıyorum, çıkıp çıkıp ayrılıyoruz felan. Son bikere görüşüp denemeye karar verdik. Tabi onuda özlemişim lan. Motorsikletiyle gezik felan. Karısıymışım gibi hissettim, taa ki oturduğumuz kafede Çakır ismini görene kadar. Ahh dedim lanet olsun, çıkmak zorunda mısın karşıma. Sonra tabi ben soğuk davranmaya başladım. Emocumun yanındayken herşey çok güzel felan ama bişeyler eskiye göre eksikti. Çakır'ı gördüğümde hissettklerimi hissetmiyordum mesela emocumda. Onu görünce kalbim yernden fırlayacak gibi oluyodu ama emocumda öyle değil. Daha doğrusu Çakır'dan sonra tüm erkekler tipsiz maal saaaalak görünüyodu gözüme. Emocumda birmişti herşey sadece yanındayken iyiydi ama yanımdan ayrıldığı anda anladım gerçeği herşey bitmiş. Ama şu an hala onunla çıkıyorum ve fazla önemsemiyorum.
Dünde kıvırcık sanırım artık peşimden koşmayı bıraktı, atmıycam daha mesaj dedi ve gerçektende atmadı. Onunla olabilrdim ama emocum vardıı. Emocum u ARTIK aldatmak istemiyordum. Hiç i zaman istemedim ama hep aldattım onu. Neyse sonra işte atmadı mesaj ve ben, beni iyi hissettrcek birinden daha eksilmiştim. Bu kötüydü, aslında onunla çıksaydımda Çakır ı özlerdim. Çünkü ben ne Emocuma, ne de Kıvırcığa aşıktım. Ben o çözemedim renk tonlarına sahip adamı seviyordum.  Aşıktım delice. Ama oda çok katı yaaa gelmiyo birtürlü ama yokluğuyla yaşamaya da alıştım. Gerçekten bak alıştım onun gelmemesine. Ama ondn sonra kimseyi sevmedim, sevemedim. Sevememde. (Böyle söyleyince seiyorum da ) 
Ben kimseyle evlenmemeye bile karar verdim. Gazeteci olmak istiyorum. Böyle evimin bi köşesi hep işimle ilgil yada kndi çektiğim fotoğraf kareleyle dolu olacak. Oturma odam modern mobilya, bi odam antika eşyalarla dolu olacak. İşim olmadığı zaman şehir şehir dolaşıp aklımdaki kareleri çekecektim.
Köye felan gierken bayramlarda hep kareler belirir gözüme ama Fotoğraf makinem yok o yüzden ölümsüzleştiremem o anı.
Birde Yazar olursam tamamdır işte.
Aşk hayatım bom bok giderken böyle okul hayatımda bom boka sardı. Ama iyi giden tek şey yemek yiybiliyorum ve sanırım biraz kilo aldım. O da 1 kilo tabiiiii. Am bu benim için çok şey demek. Herkes zayıfım diye laf ediyo sinirimi bozuyolar. 1.60 boyum 48 kiloydum. 49 olmuşum ama bi ara tartıda 52 yide görmüştüm 2 sene önce.  52 kiloyken daha güzeldim. Çünkü benim gözlerim fırlamadır, iridir , pörtlektir. Yüzüm zayıflayınca gözlerim orta çıkıyor. Ama kiloluyken öyle olmuyo saçlarımla kapatıyorum gözlerimi, saçlarımda dalgalı dalgalı yapnca saçımın gürlüğünden gözlerim belli olmuyo ama düzleştirince fırlıyolar anacım.
Neyse günün anlam ve önemini belirten yazımıda yapıp bu safayı bitirmek istiyorum.



İçimdeki adamı öldürmeyi istemedim hiç bi zaman, unutmayı da denemedim. Onla yaşarken ben bendim. Onsuz bir hiç.
Bu yüzden onu içimde büyüttükçe ben oldu, hatta kendimi unuttuğum bile oluyordu. Onu öldürmek kendimi öldürmekti, duygusuzluktu, cinayetti ve en önemlisi gülememekti. Benim bunları kaybetmeye cesaretim yoktu. Onunla yaşamak, gerçeğiyle yaşamaktan daha güzeldi. Hep yanımdaydı, hep beni sevendi, beni hiç bırakmayan adamdı o.
Ama biliyorum ki uyandığımda(aklım başıma geldiğinde) kendimi kandırmanın cezasını çok büyük ödeyecektim.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder