22 Aralık 2012 Cumartesi

Maviiiii

Yorgun, kırgın.
Ölmeye mahkum edilmiş beden.
Kirli, gri renkli düşünceler.
İşe yaramayan, anılar.
Sinsi, kahpe gülüşler.
Mavi, masmavi gözler.
Sabah aç gözünü, gece koy başını yastığa.
Eşi benzeri olmayan, gerçekleşmeyen kopuk kopuk rüyalar.
Benim olmayan her şey benimdi sanki.
Olması gerektiği gibi,
Olmadı.

Bir işe yaramadı anılar, gözyaşlarımı yitirdim. Yorgun bedenime uyku  işlemiyor artık. Kırgınlığım geçmek bilmiyor , kıranlara. Çıkış yolum yok belki, ölüm sonu.
Aşık olduğum  gülüşünün , kahpeliğe dönüştüğü andan nefret ettim. Gözümü kapattığımda , mavi gözlerin, sakalların, fındık burnun belirir. Geri açmadan gözlerimi, dalarım rüya dünyasına.
Sen gelirsin, aşk kelimeleri ufak ufak. Sonra sabah horozların öttüğü vakit çıkar ruh, rüyalar aleminden. Benim değildin, ama öyleydin. Olması gerekende buydu, 1 ay 23 gün sonra olmadı.



9 Ekim 2012 Salı

O Gitti e ben Hala Aşık

O gitti.
9 ekim bugün. 24 Ağustos'tan beri olmayan birine hala aşığım. Bei sevip sevmediğine dair en ufak bi fikrim yok. Tekrar beraber olur muyuz bilmiyorum. Fakat ben aşığım.
3 tane erkek. Emocum, kıvırcık, çakır.
Kıvırcıklada 2 hafta mı ne çıktık, ayrıldık. Onlada konuşmak çok güzeldi . Zaten ne zaman koç burcu bi sevgilim olsa aynı şeyleri hissediyordum. 
Gitmesin beni bırakmasın istiyodum çünkü ilgiliydi bana.
Emocumla da buluştuk işte. Onun yanındayken çok rahattm. Daha mı rahat olmayım herşeyimi konuştuğum insan yani. Neredeyse 2 yıldır tanıyorum, çıkıp çıkıp ayrılıyoruz felan. Son bikere görüşüp denemeye karar verdik. Tabi onuda özlemişim lan. Motorsikletiyle gezik felan. Karısıymışım gibi hissettim, taa ki oturduğumuz kafede Çakır ismini görene kadar. Ahh dedim lanet olsun, çıkmak zorunda mısın karşıma. Sonra tabi ben soğuk davranmaya başladım. Emocumun yanındayken herşey çok güzel felan ama bişeyler eskiye göre eksikti. Çakır'ı gördüğümde hissettklerimi hissetmiyordum mesela emocumda. Onu görünce kalbim yernden fırlayacak gibi oluyodu ama emocumda öyle değil. Daha doğrusu Çakır'dan sonra tüm erkekler tipsiz maal saaaalak görünüyodu gözüme. Emocumda birmişti herşey sadece yanındayken iyiydi ama yanımdan ayrıldığı anda anladım gerçeği herşey bitmiş. Ama şu an hala onunla çıkıyorum ve fazla önemsemiyorum.
Dünde kıvırcık sanırım artık peşimden koşmayı bıraktı, atmıycam daha mesaj dedi ve gerçektende atmadı. Onunla olabilrdim ama emocum vardıı. Emocum u ARTIK aldatmak istemiyordum. Hiç i zaman istemedim ama hep aldattım onu. Neyse sonra işte atmadı mesaj ve ben, beni iyi hissettrcek birinden daha eksilmiştim. Bu kötüydü, aslında onunla çıksaydımda Çakır ı özlerdim. Çünkü ben ne Emocuma, ne de Kıvırcığa aşıktım. Ben o çözemedim renk tonlarına sahip adamı seviyordum.  Aşıktım delice. Ama oda çok katı yaaa gelmiyo birtürlü ama yokluğuyla yaşamaya da alıştım. Gerçekten bak alıştım onun gelmemesine. Ama ondn sonra kimseyi sevmedim, sevemedim. Sevememde. (Böyle söyleyince seiyorum da ) 
Ben kimseyle evlenmemeye bile karar verdim. Gazeteci olmak istiyorum. Böyle evimin bi köşesi hep işimle ilgil yada kndi çektiğim fotoğraf kareleyle dolu olacak. Oturma odam modern mobilya, bi odam antika eşyalarla dolu olacak. İşim olmadığı zaman şehir şehir dolaşıp aklımdaki kareleri çekecektim.
Köye felan gierken bayramlarda hep kareler belirir gözüme ama Fotoğraf makinem yok o yüzden ölümsüzleştiremem o anı.
Birde Yazar olursam tamamdır işte.
Aşk hayatım bom bok giderken böyle okul hayatımda bom boka sardı. Ama iyi giden tek şey yemek yiybiliyorum ve sanırım biraz kilo aldım. O da 1 kilo tabiiiii. Am bu benim için çok şey demek. Herkes zayıfım diye laf ediyo sinirimi bozuyolar. 1.60 boyum 48 kiloydum. 49 olmuşum ama bi ara tartıda 52 yide görmüştüm 2 sene önce.  52 kiloyken daha güzeldim. Çünkü benim gözlerim fırlamadır, iridir , pörtlektir. Yüzüm zayıflayınca gözlerim orta çıkıyor. Ama kiloluyken öyle olmuyo saçlarımla kapatıyorum gözlerimi, saçlarımda dalgalı dalgalı yapnca saçımın gürlüğünden gözlerim belli olmuyo ama düzleştirince fırlıyolar anacım.
Neyse günün anlam ve önemini belirten yazımıda yapıp bu safayı bitirmek istiyorum.



İçimdeki adamı öldürmeyi istemedim hiç bi zaman, unutmayı da denemedim. Onla yaşarken ben bendim. Onsuz bir hiç.
Bu yüzden onu içimde büyüttükçe ben oldu, hatta kendimi unuttuğum bile oluyordu. Onu öldürmek kendimi öldürmekti, duygusuzluktu, cinayetti ve en önemlisi gülememekti. Benim bunları kaybetmeye cesaretim yoktu. Onunla yaşamak, gerçeğiyle yaşamaktan daha güzeldi. Hep yanımdaydı, hep beni sevendi, beni hiç bırakmayan adamdı o.
Ama biliyorum ki uyandığımda(aklım başıma geldiğinde) kendimi kandırmanın cezasını çok büyük ödeyecektim.



9 Eylül 2012 Pazar

Özledim.

R gitmişti. O gitmişti ve ben hiç bişey yapamadım.
Ben gerçekten aşık olmuştum ona. Hiç kimse değildi o farklıydı herşeyiyle.
O benimdi, o odunluğuyla benimdi Beklemedim ben ondan aşk sözcükleri olduğu gibi kabul ettim sabrettim ve kaybettim. Beni terketti.  hafta sonra tekrar biriyle sevgili oldum. Hoşuma gidiyo onunla konuşmak. Birinin benimle ilgilenmesini özlemişim. R böyle değildi, bana söylediği en güzel cümle 2-3 yada bilemeden 5 taneydi. 1 ay 20 günde.
Şimdiki sevgilime kıvırcık diycem.
Saçları dalgalı ama olsun. O gerçekten iyi biri, kısa zamanda ona değer vermemi sağladı. Ama ben R yi özledim. Bunu kimseye söyleyemiyorum. Millet te bıktı benim değişik tavırlarımdan ama özledim. Geçen ona msj attım R... seni ben çok özledim diye. Bana ceevap bile vermedi. Oysa ben gerçekten çok özlemiştim onu. Şimdi de ağlıyorum... eylül ün 13 ünde doğum günü var.
Süpriz hazrlıycaktım hala sevgili olsaydık. Ama şimdi sadece kuru kuru mesaj atıcam. Gelmiş geçmiş sevgilileri arasından eminim en çok ben sevdim onu. Biliyorum doğum günü mesajıma bile cevap vermiycek. Ama olsun ben atcam. Facebook sohbet sayfasında arkadaşı açık oluyo. Ona sormak istiyorum nasıl olduğunu ondan öğrenmek istiyorum ama oda gider R ye söyler seni soruyo diye bu sefeer R bunalcak benden.
Ben tüm ilişkimiz boynca sadece onu bunaltmamayı istedim. Bunaltmamaya çalıştım. O benim mavi gözlümdü, gözlerine, duruşuna, konuşmasına ses tonuna aşık olmuştum ben onun.
Ben gerçekten içim rahat ede ede birine aşık olmuştum diyorum.
Kısa ve öz oldu. İlk defa bi ilişkide liderlik bende değildi. 
Bugün daha çok özledim sanırım onu. Gün geçtikçede özlycem. Ama unutmam lazım sevmemem lazım onu. Bi ilişkim var şu an onu üzmek istemiyorum. Ama ben her gece onu dşünerek uyuyorum.
Yine birine unutmadan başka biriyle ilişkiye bşladım.
Gitmeseydi nolurdu sanki. Tek istediğim onun ölümüne sevdiği kadın olmaktı. 
saçlarına dokunduğum gün geliyo aklıma. Babası aramıştı yanımdayken, o telefonla konuşurken ensesindeki saçları karıştırmıştım yavaş yavaş. Gülümsedi..
Hoşuna gitmişti.
O beni benim yanımdayken seviyodu. O beni seviyodu, bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum çünkü gerçekti. Ama olmadı.
Bir dahada olmayacak olması acıtıyo benim canımı. Olmayacak, olmayacak.
Hayal kurmamıştım çünkü olmayacağını biliyodum. Hayal bile kuramadığım birine aşıktım, hala aşığım.
Gelmiyceğini bile bile bekliycem demiyorum ben, beklemiyorum ama aşığım.
Çocuklarım anne ilk aşkın kim dediklerinde cevabım o olacak



26 Ağustos 2012 Pazar

Keşke...

Giderken mutluluklar diledi , yüzsüzce.
Yüzsüzdü çünkü mutluluğum zaten oydu, birde mutluluklar demesi yok muydu..
Kendine iyi bak dedi birde. Olur paşam bakarım kendime, sen beceremedin bana bakmayı, elimi tutup bırakmamayı, ben beceririm kendime iyi bakmayı.
Senin yerine de severim kendimi ben. Kelimeler düğümlendi boğazımda, söyleyemedim yine söylemek istediklerimi. Ağır konuşacaktım bu sefer. İçimdekileri damla damla dökecektim sana.
Olmayacak şeylere amin demem yüzündendi hep başıma gelen.
Ağlamak ise basitleşmişti, ağlamamaktı benim için zor olan.Her zaman zor olanı başarmışımdır. Ağlamıyorum ben, ağlatıyorum yine bi kızı diye sevinme sakın.
Kim bilir ağlayacak kadar düşersem, elimden tuttuğun günü hatırlayıp gülerim. Gözlerin gelir aklıma toparlarım kendimi.
Bi gün karşına çıkacak gücü bulabilrsem, tebrik edecem seni. 
Bak öğrendim artık ağlamamayı, güvenmemeyi, sikilmiş duygularımı düzeltmeyi, yaşamayı.
Bağlanmıyorum da kimseye, sevemiyorum da zaten. Bu yüzden tebrik edicem seni. Çok güzel korudun aslında beni, bir daha üzülmeyecem senin sayende ve her gözümü yumduğumda aklıma gelen sen olacaksın.
Aşık olduğum, diye anacak kalbim seni, öyle hatırlayacak beynim.
Öyle arıycak gözlerim boş sokaklarda seni. Bir gün çok duycaksın adımı, adımın yanında seni.
Seni tanıycak herkes, kırık cümlelerimden bilecekler.
Gördükleri zaman bu olmalı diyecekler, öylesine derin ezberledim çünkü seni.
Öylesine çaresizce de sevdim. Ama adını bilmeyecekler hiç bir zaman, sadece yakınlarım bilcek. 
Gizli, bi o kadar da herkesin bildiği...
O zaman sana sadece "keşke" demek kalacak. 



21 Ağustos 2012 Salı

Peçetelerimi Çaldılar

Hep kanatanlar oldu kabuk bağlayan yaralarımı. Ben peçete bastıkca yaralarıma onlar geldiler çalıp kaçtılar peçetelerimi. Tekrar tekrar kanadı, acısı gittikçe acısada , dokunmasada bünyeme, peçetelerimi çalmışlardı bikere, bulamadım yaralarımı kapatacak bi madde.
Bulsam olmadı, tekrar kanattı bulduklarım. En iyisi saldım çayıra mevlam gayıra yapıp hiç bişey basmadım yaralarıma. Bıraktım olduğu gibi, kendi kendine dursun kanaması dedim, geriye dönünce tekrar kanamasın, içindekiler boşalsın diye düşündüm.
Keşke önceden düşünebilseymişim bunu. Eski sevgilim sevgilisiyle önümden giderken birazda olsa içim acımazdı belki. Diğer eski sevgilim bana arkadaş gözüyle bakmsaydı canım acımazdı belki. Sadece güler geçerdim. Başka limanlar bulmsaydım kendime belkide yaramı kapatan, yarayı açan kişi olurdu.
Fakat ben her seferinde kaçış yapmayı denedim. Yaralarıma , yara katacak kişilere sığındım.
Ben önceden beyinsizdim, aptaldım, maldım, salaktım. Şimdi ise AŞIK.
 İki yönlü yaşanır aşk, önce mutlu eder, sonra gerçek yüzünü gösteriverir. Acısını tattırmadan bırakmaz insanların peşini, göçüp gitmez kalplerinden. Kanatır, kanatır, sömürür bütün duygularını, herşeye karşı acımasız duygusuz bencil olacak hale getirir. Sonra da gider kalpten. Yani adamın ağzına sıçar sıçar gider.
Ama mutlaka gider mutlaka!
Sabrediyorum, onun davranışlarna, belkide sevmemesine...
Bırakamıyorum, çünkü korkuyorum. Bu kadar korksam bile bırakırdım ben, şimdi bıraksam dön dolaş bana gelmeyecek biliyorum bırakamıyorum.
Yapmıyorum bunu kalbime, ona zararı yok çünkü zarar bana. Bırakmıyorumda çok mu iyi bok yiyorum.
Ama bırakamıyorum, ben adam gibi seviyorum bu sefer, gönlüm başkasına kaymadan, yalansız seviyorum ben bu sefer.
Sevecek biliyorum, az daha zaman geçsin sevecek...
Beni sevenler hem huylarımı doğallığımı, konuşmamı sevmişlerdi buda sevecek biliyorum. Ben onu herşeyiyle seviyorum. Yarama yara katacak olsada, kırsada, üzsede, ağlatsada bu sefer aptallık değil aşığım biliyorum vazgeçemiyorum.
Korkuyorum çünkü seviyorum.
Vazgeçemiyorum çünkü onsuz yapamayacağımı biliyorum.
Katlanıyorum çünkü umudumu kaybetmiyorum.
Çünkü ben aşığım...

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Abilerim Benim Herşeyim

Bugünde hayatımın iki büyük erkeğinden bahsedeceğim.
Benim iki tane birbirinden çok sevdiğim abiciklerim var.Biraz önce mutfağa gittimde ayağıma he abilerimle oynadığım minik sofra takıldı.
Sofra tahtadan böyle küçücük, onun altında ayaklarını tutturan tahta vardı. Bende küçükken ordan geçmeye çalışıyodum 10 cm yoktur arası o küçücük yerden geçmek büyük göt ister doğrusu ve düşünün nasıl küçük olduğumu. Ben abilerimi sevmem, ama aslında severim.Ortanca abimi hiç sevmem bakarsanız, ama babam kızsa ona ilk benim içim cız eder.Onu hiç yanıma yaklaştırmam ben, büyük abim yurtta kalıyo mesela o geldiğinde sabah benim yanımda yatar sarılırz ama diğer abimle öyle değiliz. O abimi daha çözemedim, bi anda o kadar iyi oluyo ki sevgilimi bile anltmıştım. Bi andada o kadar kötü oluyo ki evden dışarı çıkmayım diye kapıyı kilitlediği zamanları biliyorum yemin ederim.
Bizim mahallemizde çok arkadaşım var, benide severlerdi saolsunlar her zaman çağırırlardı oynamaya. Annemde günlüğe giderdi, abimle de ben evde kalırdım, diğer abim zaten yurtta kalıyo. Annem gelene kadar yapabildiğimce evleri temizlerdim, genelde yattığım için hep azar yerdim ama neyse o başka bi konu.
Arkadaşlarım balkona vururlardı, 1. katta oturuyoruz balkonda biraz alçak. Abim çıkardı, yok gelemez derdi hemen. Ben nasıl ağlardım, bağırırdım, hakaret ederdim.
Nefret ettiğimi binlerce kez dile getirdiğim olmuştur eminim. Ben dışarı çıksam beni yemezler ya. Bu yüzden arkadaşlarımda hiç sevmezler abimi. Annem izin verse çıkmama bu abim geri çağırırdı, gelmezsem kolumdan tutar zorla sokardı. Ben de az değilim tabi gücüm yetiyodu ona kaçıyodum hep. Hatta bi gün o kadar çok sinirlendirdi ki beni demliği fırlattım, elime bıçak aldım. Ama nasıl sinirden ağlıyorum artı titriyordum. Bişey dese, vursa saplayacam bıçağı . Bende var o güdü, hiç acımam kimseye. 
Sonra aldı elimden bıçağı allaaahh biz nasıl kavgaya tutuştuk, sonra annem geldi. 
Bastı oda fırçayı. Babam zaten hiç benden yana olmadı bugüne kadar. Hep abilerim haklıydı ona göre. Her yaptığım bizim ailemize uygun değildi.
Annemden Allah razı olsun çoğunlukla o korurdu beni.
Şimdi en büyük abim 21 yaşına gircek dolayısıyla askerde.O da çok kızgındır, iyidir olgundur dışarı çıkmama bişey demez fakat beni milletin yanında aşağılar.
Buda onun daha tam olarak olgunlaşmadığını gösterir. 
Kara Tren şarkısı vardı, onu bana en büyük abim öğretmişti. Kız arkadaşlarımdan çok abilerimle oynardım. Körebe oynardık, saklambaç, futboll...
Sakız şişirip patlatmayı bile onlardan öğrendim ben. Bi gün abimler Vezirköprü'ye köyde kalmaya gittiler.
Evde tek kaldım aman Allah'ım oda ne . Canım sıkılıyooo. Miğdem bulanıyo, o kadar canım sıkılıyo ki hemde, hasta olmuştum lan abimler yokken vallaha bak. Bu kadar değerli olduklarını bilmiyodum.
Hatta kusmuştum kaç kere, abimler gelincede çok mutlu olmuştum.
Şimdide ortanca abimle arada gezeriz, onun sigara parasını ayarlamaya çalışırız beraber.
Bunlar napsalar bana söylerler, yani en büyük abim sigara içtiğini gizliyodu ilk öğrenen ben olmuştum. En büyük sırdaşlarıydım ben onların. 3 ümüz gece yarılarına kadar dizi izlerdik.
Askerdeki abimide özledim, ama çok sinirli ya o. Ağzımdan bişey çıksa kızıyo korkoyrum ondan. Aslında ondan nefret etmem lazım. Çünkü kapanmam için baskı yapıyodu, ortanca abim ise arada gıcıklaşıyo ama yok yok ben seviyorum abilerimi. Canlarım benim.. Sonra birde küçük erkek kardeşim oldu. 9 aylık şuanda. Yerim onuuuuu.

Bunları okursanız bigün abiciklerim sizi sevdiğimi bilin, çok şey borçluyum size :P Amaan nerden okucaklar dimi.


12 Ağustos 2012 Pazar

Çok şey İstemiyorum

Ben sana bağlanmaktan korkuyorum.
Çünkü ben bağlanırsam normal olanı anormal görürüm. Ben bağlanırsam kör kütük severim. Ben bağlanırsam dünya sadece bizim etrafımızda döner. 2 kişilik dünya kurarım ve aramıza giren her neyse canımı yakar.
Ben bu yüzden bağlanmaktan korktum. Her birine bağlandığımda kalbim acıdı, bi annenin evladı ölse canı acır ya öyle kalbim acıdı. O kadar çaresiz kaldım.
Ben sana bağlanırsam, ayrılık denen illet başımıza gelirse yine çaresiz kalırım. Bi o kadar kırılgan.
Ama ben seni çok seviyorum.
İstersen kafamı kır, ama kalbimi kırma. Ben seni seviyorum çünkü.
Kolum kırılsa acımaz fakat kalp başka işte. O kırılırsa paramparça olur, düzelmez.
İstersen ağzına geleni söyle ama sev.
Sev, canımı ye hesabı yani.
Çok sev, mesela bazı şeylerden üstün olayım. 
Kalbinin tek sahibi olayım.
Gece yatarken aklına tek ben geleyim.
Sen beni çok sev, ben seni sonuna kadar hiç sıkılmadan , gözümü yummadan severim.
Mesaj atma, arama ama sevdiğini bileyim. Bunu sadece sözcüklerle yapma. Sözlere inanmam ben. 
Kalbin söylediğine inanırım, dilin söylediğine değil.
Ben beni sevene hele bu kişi sensen sana hayatımı adarım.
Ne kaybedersin ki? Ben acıtmam senin canını, ben sadece çok severim. Hiç bitmeyen bi ilişkimiz olsa, millet görüyon mu hala çıkıyolar dese...
Onu bunu bıraktım minicik elli oğlumuz ya da kızımız olsa çok mu fena olur.
O günlere geleceksek, yani istiyosan ben seni herşeyden üstün tutarım.
Koşa koşa en huzur bulduğum yere gelirim. Ben atmadan mesaj sen atsan, yüzümü gülümsetsen, kalbime huzur versen. Bak çok şey istemiyorum senden.
Seni seviyorum, seni annenin çocuğunu sevdiği kadar çok seviyorum. Seni sıkmamak, bunaltmamk istiyorum. Ben bi geri attğımda sen gel istiyorum, sonuçta ikimizin dünyası, tek benim bişey yapmamla olmuyo işte.
Bu sefer benim beynimdeki çakallar koşuşturuyo hemen. Sevmiyo bu diyorum, başlıyorum ağlamaya.
Sonra şöyle bi bakıyorum gözyaşlarıma ben bağlanmaya başlamışım, korktuğum başıma gelmiş.
Tek istediğimde her sabah sevdiğimin yanında uyanmak.



:Sen sev gerisi gelir zaten.







Hayal Kırıklığını Sevmem sevmem Sevemem

Bak yine birileri acıttı canımı. Biliyorum, her zaman aynı şeyler oluyo. Aşk diye bişey olmamalı. Ne saçma, sen sev it gibi deli gibi o senin canını acıtsın, mutlu etmesin, ama gülüşüyle seni kendine aşık etsin ya da sen o derece aptal ol.
Canım yandı yine, yine acıttılar annemin küçük kızının canını. Babamın fıstığını yine ağlattılar. Ağlamıycam diyorum fakat ağlıyorum. O kadar yanıyo ki canım, gözyaşlarım kendiliğinden , bardaktan taşarcasına acıyo. Böyle olmamalıydı işte, hayal ettiğim bu değil benim. Benim aşık olduğum insan bu değil. Hayalimdekine aşık olmuşum, gerçeğini görüncede böyle hayal kırıklığına uğruyorum .
Seviyorum, ama bağlanmadım. Ayrılsak tamam ararım , yokluğu kolay gelmez ama yinede çok büyük bi boşluk olmaz diye umuyorum. Ayrılsaydı daha iyiydi lan. 
Diyeceksiniz bu niye atarlı böyle. R 'ye artık bi takma isim bulmak lazım.
Buldum çakır :P
Neyse işte Çakır beni aradı konuştuk, biraz deli ettim onu ama oda durduk yere her şeyden deli oluyo. Sonra bidaha arayamam dedi niye dediğimde "canım istemiyo" dedi.
Canına sıçıyım senin. O an bunu demeyi çok isterdim. 
Afalladım bi an. 
Hayat işte siz aşık olursunuz o size böyle yapar.
Merzifon da kaldım bi kaç gün. Ben onu görmek için elimden geleni yapıyorum o kıçını kaldırmıyo. Sıçacan ağır abiliğine. Çay içiyom heyri demez mi bide çağırdığımda. 
Ne malım alıp üstüne dökmedim o çayı. Ne güzel olurduu ohhh rezilde olurdu o çok değeerli arkadaşlarına.Götümün kenarı böööööö.
Böö diyorum ama çok yakışıklı be. Nasıl çıkıyo benle anamadım :p
Ben buna aşığım diyorum ya.
Aşık olmadığımı anladım. Yani aslında aşık değil miyim onuda bilmiyorum. Aslında aşığım ama soğutuyo kendinden.
Ne biliyim bok bok duygular işte. Ama seviyorum, bunu biliyorum en azından.
İlgen aklıma gelmeye başladı son zamanlarda. Nefret ediyorum aklıma geldiğinde de oturup hüngür hüngür ağlıyorum.Birde kuzenim bi şarkı dinletti "İstanbul'da bir yarim var".
Lan nasıl ağladım beaaaa. Değmiyo biliyorum, hemde hiç değmiyo ammmaaa  napıyım kendiliğinden gidiyo gözyaşlarım.
Sevmiyorum, bana yaşattıkları ağırıma gidiyo sadece.
Çakır'ımı seviyorum ben. Ağzıma sıçsada seviyorum, ama böyle canı istediğinde arayıp canı istemediğinde aramazsa o zaman soğurum işte.
Sevdiğini gördükçe daha çok severim, sevmediğini gördükçe soğurum yani.
Sanırım onunda götünü ben kaldırıyorum. İpler elimden gitti, saldım çocuğu yaa.
Yeniden nasıl toparlayacam onuda bilmiyorum. Ayrılsam, götüm yemiyo. 
Sms'imde bitti, para vermiyo annem yapamıyoruuumm. :(
Ne kahredici bi durum lan. erkes mesaj atıyo ve benim smsim yok. Sevgilime günaydın bile diyemiyoruuum.
Bak bunun için yani smsim olmadığı için ağlayabilirim. En azından değiyo yani.

: İster ağzıma sıç istersen duvardan duvara vura vura kafamı gözümü kır. Ama sev, senden sadece bunu istiyorum.


7 Ağustos 2012 Salı

Mezardaki Sevgili

Arıyorum sesini, kokunu arıyorum yıllardır. Sokak sokak geziyorum. Üzerimde kokun, sora sora, başka kokulara çarpa çarpa burnum, seni arıyorum. Buldum diyorum, çekiyorum içime sen değilsin. Koku aynı fakat başka tenler, başka ruhlar çarpıyor gözüme.
Aramaya başlıyorum tekrar. Aynı ten, aynı ses, aynı koku ve aynı gülüş.
Kokunu bulabiliyorumda o gülüşünü daha bulamadım. Çok tebessüm, çok kahkaha geçirdim kulaklarımın derinliklerinden. Çok uğultular oluştu beynimde fakat olmadı. 
Gülüşünü bırak, benzeyen bi tebessüm bile bulamadım boş sokaklarda. İnsanların sahtelikleriyle doldurdum yalnızlığımın bahçesini. En güzel köşesi yaptım. Seven insanları arama alamadım. Çünkü sevmek değildi onlardaki, daha gerçek sevene rastlamadım... Yalnızlığımın bahçesini doldurabiliyordum fakat yalnızlığımı gideremiyordum bi türlü. İçimdeki o hüznü silemiyordum, yalnızlığa aitti.
Kokunu aradım ya yıllardır, senin gibi sevenide aradım.
Aradım ama bulamadım. 
Aradım ama hep yanıldım.
Sonunda anladım ki aramamalıydım...
Yoktu çünkü, beni senin kadar sevebilecek kimse yoktu. 
Gülerdik, saçma sapan, ota boka gülerdik biz. Ağzımızı açsak kahkalarımız çınlardı kulaklarda. Eşi benzeri olmayan gülüşün vardı aşık olduğum...
Mezarlara uğruyorum gece gündüz. Kaboluyorum aralarında, sabahlıyorum arada oralarda. 
Sonra elimde bira şişesi geziyorum, gezdiğimiz yerleri adım adım ağlayarak geziyorum.
Milim milim kokunu çekiyorum, tane tane hatırlıyorum yaşadıklarımızı.
Yavaş yavaşta ölüyorum elimdeki şişeyle. O bittikçe bende bitiyorum, yudumladıkça dağ oluşuveriyor içimde.
Bırak dedi doktor. En gerçek arkadaşım oysa o benim. Benimle birlikte her zaman, nere gitsem yanımda gelir, kafa bulur benle, iyi eğleniriz, güleriz. Dudaklarıma götürdüğümde onu güler bana, o an seni hatırlarım işte.
O gülerken ben ağlarım. Dudaklarıma değdiğin gün gelir aklıma damlalarım karışır birama. Seni hatırladığımı görür, bilir ama sesini çıkartmaz. Yudumlarım ben onu, arada da yatak arkadaşım olur. Sabaha kadar bırakmaz beni, uyandığımda bakarım yine yanımda.
Kendime geldiğimde yine dolanır olurum boş sokaklarda.
Boş diyorum kusura bakma, boş beyinler, boş kalpler, boşu boşuna...
Sen varken ne kadar doluydu oysa, ne kadar mutluydu herkes. Gülüşünle sevinirdi dağlardaki her çiçek, kahkalarına karşırdı rüzgarın sesi.
Şimdide bedenine karışır toprağın rengi...
Alışamadım, kabullenemedim. Gelecek dedim bekledim biraz şişelerinin başında. O'nun evi artık ora dediklerinden beri benim evimde orası olmuştu. Seni değil kalbimi gömdüler benim.
Nasılda yakışmıştır beyazlar sana. Göstermediler ki, sakladılar benden. Kokunu duymadım son defa. Öptüğüm dudaklarını öpemedim, öptürmediler toprak öpecek diye.
Yine boş boş dolanıyorum sokaklarda, elimde bira ve fotoğrafınla.
Gittiğinden beri hep böyle aslında, gülüşlerimi sana sakladım ben özleme diye, kokumu yanına bıraktım her gece içine çek diye. Gelmiyosun diye kızma, her gece uğrarım evimize. Kapınada bi gül bırakırım. Sakla onları, hediye almıyosun deme sonra...
Üşüme , gerçi sıcaktır toprağın altı. Ama üstü çok soğuk, ben her gece üşüyorum yokluğunla. 
Gelip ısıtır mısın beni kollarının arasında, kahkalarınla?




5 Ağustos 2012 Pazar

Özlemmiş Çözemediğim Duygu Meğersem

Çözemediğim bi his vardı içimde. Tarif etmeye kalksam beceremiyorum. Kimden kalmıştı, hangi acının iziydi bu. Hangi hayata küsmüşlüğümün eseriydi. Kimlerden mirastı bana içimi sıkan bu garip, yaratık ruhlu his.
Ağlasam rahatlarım fakat ne için ağlayacağımı bilmiyorum.
Sanırım ilgisizlikti bendeki, etrafımdakilerin teker teker yok olmasıydı. Canımı acıttılar her seferinde, ben onların canını yaktığım için beni sahipsiz bıraktılar. Ne yana gideceğimi bilemez olmuştum. Hayat kötü, hayat sıkıcı gelmeye başlamıştı. 
Yazık oluyordu daha gün görmemiş bedenime.
Yazık oluyordu tertemiz, bi okadarda kirli düşüncelerime. Bana yazık oluyordu. 
Emocum 'un bana sevgilisini anlatması mıydı içimdeki bu kırgınlık?
Yoksa İlgen'in terkedişimiydi.
Ya da R'yi özlemiş olmamıydı.

Bugünde İlgen'i anlatcam.
Çok tuhaf başlamıştı bununla, öyle kötü , öyle kırılgan. Canımdan çok sevdiğim kardeşimin sevdiğiydi İlgen.
Düşmanıma yapmadığım kahpeliği yapmıştım canım dediğim kardeşime. O öğrenince çok kötü olmuştu. Sonuçta bende onun kardeşiyim yediremezdi, yedirmesini beklemedim, bekleyemezdim. Ama herşeye rağmen yanımda olmuştu İlgen. 
Kamer'e aşkm bile demeyen bana herşeyim diyodu. Herşeyi olmuştum ben onun, sevdiği, aşkı, bitanesi, mutluluğu, yol arkadaşı...
Emocum la çıkmaya başladığımız tarihle aynı güne denk gelmişti İlgen'le çıkmam. 14 Aralık 2011.
Ben nasıl yaptım bunu bilmiyorum, nasıl bu kadar aşağılık olmuştum. Ama olmuştu bikere. Kamer de anneme , abime söylemişti ama kardeşm beni tanıyamamış olmalı, anneme söylemesi hiç bişeyi değiştirmedi.
Sadece bir kere daha yıkmıştım annemi, bi kere daha yüzünü yere eğmiştim.
Bu zor günlerimde bile yanımda olan tek İlgen'di...
Kimsenin sevmediği kadar sevdi belki de beni... Ama hayır Emocum daha çok sevmişti.
Kısa zamanda onunla mutlu olverdim ben, en değerlisi oldum. Okul harçlıklarımı biriktirdim, yemedim hiç öğle araları aç kaldım ona sevgililer günü hediyesi almak için aç kaldım.
O kadar değerli olmuştu bi anda benim için.
Ve benim için ağlayan tek erkekti o.Emocum bile ağlamadı, ama o ağladı... Hıçkıra hıçkıra ağladı telefonda.
Bitti İlgen sevmiyorum seni dedim "Nasıl biter oyun mu oynuyoruz, yalan söylüyosun Mahmure " deyip ağladı.
Gerçekten ağlıyodu, o ağladıkça bende ağladım. Evet yalandı ama ayrılmak zorundaydım babam öğrendi.
Ben ayrılalım dedikçe o hayır dedi... Kötüydü, sesi çok kötüydü. Öksürdü, öksürdü öksürdü...
"İlgen iyi misin?" dedim. "Bana iyi misin diye sorma iyi değilim" dedi. Benim yüzümden bi erkek ağladı... Vay be diyosunuz değil mi? Ama değil işte ona vay be değil.
Ben bile nasıl ağladı o benim için diyorum. Sonra ben ayrldım. Hemde yüzüğümüz vardı bizim, dandik söz yüzüğü fakat beni ona bağlayan somut tek şeydi. 
Çocuğunu yitirmiş gibi afalladı, 4 gün geçti baktım bu faceden kızları ekliyo. Konuşmasını istemediğim arkadaşlarım vardı, onun için arkadaşlarıma küsmüştüm baktım onları eklemiş.
Daha fazla sürmesin bu ayrılık, onun okluğu daha betermiş dedim. Çağırdım bi yere gelir gelmez sarıldım...
Nasıl sımsıkı sarıldı  nasıl hiç bırakmıycakmış gibi sarılmıştı bana...
Ama sonradan devam edelim dediğimde sustu... Konuşmadı aldım cevabımı deyip gidiyodum ki kolumdan tuttu... Ben ağlıyorum, ben ilk defa bi erkeğin gözü önünde ağlıyorum. Benim ağlamama dayanamayan İlgen karşısında ağlamama rağmen ağzını açıp tamam ağlama sen yeterki devam edelim demedi.
Çok değişmiş, 4 günde nasıl değişirsin ya. Sonra da ben ayırdım yolları ama kötüyüm. İçim acıyo... Emocumla ayrılınca bile bu kadar kötü olmamıştım ben. 1 ay okula ruh gibi gittim. Benim puşim vardı onda... Arkadaşıma beklesin vercem onu demiş bekliyorum. Verdi, biraz konuşalım mı dedim olur dedi...
Gözümün önünde nasıl başkasıyla konuşabldin dedim, sınıf arkadaşım dedi(ama ben onu hiç bi kzla konuşturmuyodum) ve rahat rahat konuşuyodu. Ben hala trip atıyorum, ulan adamın şeyinde misin sanki?
Mahmure dedi ama benim gözlerim dolu tabi. Efendim dedim, BİTTİ dedi. Afalladım, ne bitti İlgen, hayaller mi, sevgin mi ne bitti? demeye kalmadan çoktan gitmişti. Okula gittiğimde nasıl ağladım, mal gibi aptal gibi...
Son 1 ayım böyle aptal aptal geçmişti. Odamdaydım sürkli, canım bişey yapmak istemiyodu.
Sonradan da bana yoldan geen bi kız kadar sıradansın demişti bana. Nasıl o kadar sıradan olabilirim, biz sözlenmiştik, bana sözlüm dedi o, en kötü gününde yanındaydım, ağladı lan ağladığı biri nasıl sıradan olabiliyo şimdi... Ben daha kötü oldum tabi, her günüm anlamsızdı.Okulların kapanmasına 1 hafta var biz arkadaşlarla parkta takılıyoruz. Arkadaşımın sevgilisi İlgen'i de çağırdı. Otırduk konuşuyoruz, Nuh diyo peygamber demiyo hesabı olur tekrar diyorum olmaz değiştim ben diyo.
Tamam dedim, hadi telefonda söylediklerini şimdide söyle. Sıradan bi kızsın sevmiyorum de dedim.
Kapat konuyu dedi, dersen gözlerime bakıp tamam siktir olcam hayatından dedim. Sevmiyrum dedi ama sağ tarafına bakarak. Kalktım gittim, 2 gün sonra tekrar aynı parktayız.
Bu sefer yanımızda oturuyo ama bana sırtı dönük... Sonra bu olur demeye başladı, arkadaşımın sevgilisi yapmış meğersem arayı.
Biz ayrı masaya gittik. 1 aydır uğruna o kadar ağladığım adam, o aşık olduğum gülüşüyle karşımdaydı. O güldü bende güldüm... Öyle başladı tekrar...
Tekrar yüzüğü takmıştım  parmağıma. Geri çıkması fazla sürmedi. 1 ay bile olmadan ayrıldık.
Olmuyodu hiç bişey eskisi gibi olmuyodu. Ne varsa değişmiş,ne yemeye değişiyon. Adam gibi efendi efendi otur kıçının üstünde işte. Ama o becerememişti.
Yolları ayıralım mı? dedim en iyisi bu dedi.
Hiç karşılaşmamış gibi mesaj atma bana dedi. Hiç karşılaşmamış gibi ne ? Ama ben tanıdım seni. Elimden tuttun, dudağımdan öptün. Alnımdan öptün, sevdin. Şimdi hiç karşılaşmamış gibi....
Hangi ihanete sığıyodu bu yaptığı, hangi yanlışa, hangi kitapta yazıyodu bu.
Bende hiç karşılaşmamış gibi davrandım, sözünü dinledim ve öylede yapacam.
İçimi sıkanda bu değil.

-Ben R'yi özledim. İçimideki tuhaf, belirsiz, tar,f edilmeyen, yanından ayrldığım an konuşmayı kestiğim anda oluşan  içimdeki duygu buydu... Özlem................





Kaçılın Laeeaaannn Yeşilçam Efsanesi

Dün iftara Merzifon'a gittik. Babam biraz geç geldiği için işinden dolayı yarım saatte Merz,fon yolu zaten. Biz arabadan indik ezan okundu. Bütün halalarım gelmişti. En büyük halam 3 kişi gelmiş, sonraki de 3 kişi, sonraki 5 kişi, en küçüğü evin sahibi olan halam zaten 5 kişide onlar, 3 kişide biz. Baya kalabalıktık yani 2 kişide başka vardı. Biz tabi öpüşme merasimi olmadan direk sofraya daldık. Kuzenlerim var ya daha ne isterim ben :P 
Hepsini çok severim, güle oynaya yedik yemeğiç Çay felan derken sıra geldi gezmeye. Caddeye çıkcaz, gezecez. Doluştuk arabalara, ben de tabi hemen R. ye haber verdim. Sonra gezdik baya caddede. Oğlum oturduğum yerden kıskançlık krizleri geçiriyorum. Taş gibi hatunlar var arkadaş, lan gezmeye gidiyonuz podyuma değil. Yaptıkları süsü Bülent Erson yapmaz bee.
Hepsini çuvala doldurup uzay boşluğuna tamak istedim.
Hayır yani bu kadar kendinizi belli etmeye ne gerek var ki. Benim sevgilimde orda yani her gece. Dolanıyo lanet, geziyo o pis karılaın içinde. Götünü evde tutamazki. Kıskanıyorum ama elimdende bişey gelmiyo yani.
Arkalarından dua ediyorum bende :Pp
Sonra sevgilim yanıma geldi, kuzenlerimle tokalştı felan, bizde 2-3 kelime anca konuşabildik. Zaten ayak üstü görüştük gidiyoduk. 
Elimi uzattım, tuttu geri çekcem bırakmadı. Baya uzun tuttu... Ölüyorum sandım, yemin ederim bak. Anında etrafımızda flaşlar patladı, yeşilçam dizilerinde oynuyorum sandım. Ben Türkan Şoray, o da Tarık Akan :P :p
Alakaları yok tabi hemde hiç, biri esmer, biri sarı :P
Tabi fazla uzun süremedi bu flaş patlamaları. Ama yok gidecen bi sarılacan anca o zaman rahata ererim ben. 
Ama işte ortam müsit değil.
Benim hep kalmak istediğim yer onun yanı. En huzur bulduğum kişi o, dünya yıkılsa umrumda olmaz.
Şaka lan olur, dünya yıkılsa bizim ev yıkılır, kıyafetlerim, düzleştiricim hepsi gider. Naparım ben sonra.
Ama seviyorum, çok seviyorum. Akşamdan beri kuzenimin başının etini yiyorum R.. de R..
Bide yanımdan geçerken bana sessizce "Görüşürüz gülüm" dedi
Nasıl bi kroluk demeyin. Neresi kroluk bunun :P hem ben çok severim böyle, onunmuşum gibi, içinde sahtelik olmadan, yapmacık olmadan söylenmiş 2 kelime. 
Sonra tabiiiii bombayı patlatıp "Etrafa bakma kafanı kırarım" dedi.
Anneeeeeeciiiiiiiiiiiim dövcek, kafamı kırcak :P
Oğlum etrafa bakmsam dışarda ne işim var. Azcık gözümüz doydun demi. Bide yakışıklı çocuklar varki Allah sahiplerine bağışlasın. Benim gözüm R'den başkasını görmüyo. 
Tabi bu mecazi anlamdan. Gözüm görür ama kalbime kimse giremez. Gözüm niye görmesin, yakışıklıysa bakarım abicim allaaa allaaaaaa.
Ama Dünya'nın bütün yakışıklılarını getirseler, bide R'yi getirseler kimseye bakmam. Vallaha bak bunda doğru konuşuyorum. Bakmam, o benim Dünya'mın yakışıklısı zaten.
Nasılda ergence bi cümle oldu ya bu öykkk.
Ama nabileyim tuhaf ya, kafamı kıran birine aşığım, seviyorum. Ne ilginç, millet gider ona tapanlara aşık olur, güller getirene aşık olur bende nasıl birine aşık olduysam :P ama iyi böyle. Sahipleniyo hem.
Şu erkeklerin hepsi sahiplense zaten sevdiklerini hiç kimse ayrılmaz.
Bunu demeyi çok isterdim ama bu böle değil. Erkek sahiplense kadın bu anacım götü başı oynuyo başka erkek görünce o yüzden erkekler naparsa yapsın kadın aşık değilse gerçekten gider yani. Kuşu yuvadan kaçırırlar mutlaka.
Ama kendilerine bi kadını aşık ederlerse o zaman serbest dötleri tavan yapabilir izin veriyorum. :P

2 gündürde lan rüyamda eski sevgilimi görüyorum. Çocuktan nefret ediyorum, aklıma bile getirmiyorum, gelmiyo yani. Ama maşallah rüyalarımdan eksik olmuyo :P Hayırdır inşallaah geri dönmeye çalışsında bende koyyum postayı :P


-Resme bak beeaaa maşallaaaah tütü tütü o gözlereee :Ppp


4 Ağustos 2012 Cumartesi

Bitiyordu, Vazgeçemediğim İçimden Yok oluyorrdu

Yine sizi suçladı işte.
Yine sizde buldu hatayı, yine bütün lafları size çarptırdı. Oysa sizin içiniz acıyodu o başkasıyla diye. Ama o hep suçu sizde buldu ve bu hep böylede kalacak.
Aslında şöyle bişeydi ya şimdi ben bununla çıkmaya başladım. 14 Aralık 2010'da iyi güzel herşey hoş. Aslında 1 hafta önceden de çıkmıştık ama pezevenkilk yapıp arkadaşımı sevdiğini söyledi. 14 Aralıkta da buluşup barıştık. Ne akla hizmet bilmiyorum ki. O zamanda onu görünce eriyip bitiyodum. Onunda gözleri yeşil mavi karışımı. 
Biz bununla çıkıyoruz fakar bi gram güvenmiyorum. Niye çünkü beni bırakıp arkadaşımla çıkmıştı. Niye güveniyim mal mıyım? Sonra ben önüme gelen bütün yakışıklılara bakıyodum, sadece bakıyodum içimde bişey beslediğim yoktu.Bide ben başka şehirden kendi ailemin yanında okumaya başlayınca Suluova da baya popü olmuştum. Şimdi o popülükten eser yok :(
Bir sürü erkek teklif ediyodu felan. Sonra bitanesiyle biz konuştuk, teklif etti. Aklım karıştı benim. Emocum'la çıkıyorum ben. Sonra bana çık ya nolcak o orda sen burda dediler.. Tamam dedim çıkmaya başladık, gecede Emocum dan ayrıldım. Yani ayrılalım dedim, sonra bu niye felan deyince dayanamadım ayrılamadım. Kmi sevdiğimi gayet iyi biliyorum ama. Aldatıyorum yani, sonra ertesi gün bu Facebook'tan öğrenmiş. Doğal olarak çocuk şoka uğradı. O an anladım işte beni sevdiğini. Bunu görürken yanında arkadaşıda varmış, gülmüş buna. 
Ayrıldık tabi, bu benim inadıma Suluova dan bi kızla çıkıyo. Sonra ben diğerisinden ayrıldım. Emocum'a yalvarıyorum. Ama diğerisyle 2 hafta sonra ayrıldım. O sürede de Emocum la konuşuyoruz, ben de bunu kıskandırmak için bişeyler söylüyorum. Ne malım ye, çekil kenara sevdiğini bekle demi. Ama o zamanlar fazla sevmiyorum ben, ya da siklemiyordum bilmiyorum. Tuhaf duygular, bi soğuyodum bi seviyodum.
2 hafta geçince aradan biz tekrar çıkmaya başladık. Ben olsam benle tekrar çıkmazdım. 
Sonuçta aldatmışım abi seni. Ama o beni gururunu hiçe saycak kadar çok seviyodu. Artık onun sevgisine hiç bi güvensizliğim kalmamıştı. Hatta şimdi bile beni seviyor diyebilecek kadar çok sevdi.
Sonra baktım hiç bişey eskisi gibi olmuyo, arıyo ebni konu aldatmama geliyo. Neden yaptın deyince kilitlenip kalıyorum. Bide ben hemen ayrılabilen biriyim. Bununla Amasya da buluştuk. Sinemaya gittik felan. 
Eve gelince ben bundan bir tiksindim, bir tiksindiiiimm . Ayrılalım dedim ve yalan söyledim.
Ayrıldık, 2 gün sonra tekrar başladık. Ne onunla oluyo ne de onsuz. O kadar çok güldürüyo ki beni, mutlu ediyo en önemlisi. Bana kızamıyo bile. Ama ben kızmasından yanayım. Korkmadığım için hep hata yaptım ona karşı. Ya bulmuşun bal gibi çakır gözlü çocuğu otur oturduğun yerde daha yok illa bi şeylik çıkarcam.
Ama nasıl ezim ezim ezildim yanında, aldattım ya heran sorcakmış gibi geliyodu ve bakışları değişmişti. Yabancılaşmıştım onun gözünde ve ben sinemada onun kulağına seni bidaha bırakmıycam dedim. Ertesi gün ayrıldım :P Bu kadar değişken duygularım vardı benim. 
Yıl 2012 hala konuşuyorum bununla, hala bişeyler var arada, 1 buçık ay öncesine kadar çıkıyoduk hatta ama 1 hafta bile sürmüyo tabi. Resmen bitmiş bi aşkı alevlendirmeye çalışıyoruz. Aslında bitmedi, benim hala içim acıyo o yokken. Ama neden bilemiycem ben başkasına aşığım.
Çektirdiği acıları hazmedemiyorum belkide. 
Önceden dünyalar yakışıklısı adam şu anda benim için çirkin. Sadece gözleri ve saçları. Saçları uzun bunun 5 cm felan, oynardım hep o saçlarla oda bunu çok severdi.
Haa bide ben bunu aldattığımda 19 yaşındaydı, şimdi 21. Şu küçücük yaşımla adama yaptıklarıma bak ya. Vazgeçemiyodum, vazgeçtim. Dedim ben buna ihanet etmek istemiyorum. Hemeen atar yaptı, helal dedi 3 günlük çocuğu bu kadar seviyosun dedi. Beni kıskandı, kızdı, canı yandı.
O anda herşeyi bırakıp ona dönmeyi çok isterdim fakat, fakat fakat vazgeçmiştim bi kere olmazdı. Artık bambaşka biri vardı hayatımda ve ben onu sevmediğim kadar seviyordum şimdi. O beni hiç bi zaman bırakmayan adamdan daha çok seviyodum, aşıktım. Beni mutlu eden, her hatamı kabullenen adama aşık olmadım, sadece alışkanlıktı, vazgeçememekti. Ona aşık olsaydım bunların hiç biri olmazdı. Bebelerimiz olurdu 4-5 sene sonra. Olurdu buna eminim. Fakat başkasındaydı kalbim. Acı çekecekti başkasının yüzünden. Keşke hep acı çektiren o olsaydı. Hep hayatlarımzda sadece biz olsaydık. Ama her defasında barışabilseydik, hayatlarımıza başkalarını sokmasaydık. Ama bu oyunu ben başlattım.

Ben sonlandıracağım. Konuşmak istemdiğimi söylycem. Mutlu olsun. Yok ya ne mutlusu ben burda acı çekiyorum oda çekecek. Üüzülecek, inaşşlaaah mutlu olmazda bana kalır. Kalbine başkası girerse o zaman daha çok ağlarım işte. O en çok beni sevmişti, öyle kalsın istiyorum. 

-Üzgünüm Emocum seni sevmiyorum, fakat senin hep beni sevmeni istiyorum.Beni buna sen alıştırdın çünkü :(

3 Ağustos 2012 Cuma

Eski Deyip Geçme

Çok sevmişsinizdir, kendinize en yakın hissettiğinizdir o. En yakın arkadaş bile onun kadar yakın değidir size. Utanmadan herşeyinizi söyleyeblirsiniz. İyi yada kötü yaşanmış bir sürü anınız vardır beraber. Kimseyi yaklaştırmasınız, hiç bi kötü laf değdirmeden seversiniz. Yanından geçenden bile kıskanırsınız, ya bakarsa diye endişe duyarsınız içinizde. O kadar çok kıskanırsınız çünkü. 
Hatta size küfür bile etmiştir, saydırmıştır. Siz ona en kötü kahpeliği yapsanızda o yine hep sizi sevmiştir. Birbirinize ait olduğunuzu düşünürsünüz. Araya aylarca ayrılık girse bile hala kalbinizin bi köşesinde, düşüncelerinizin akımında sabit durur o. Ayrıyken bile çekinmeden, düşünmeden mesaj atabileceğiniz tek kalptir, tek sığınağınızdır. Bi derdiniz varsa kolayca anlatabilirsiniz, dinler. Sevdiği kadını dinler.
İlk dokunandır o size, küfür edebildiğiniz tek adamdır. Size tek o sahiptir, o yüzden bütün kozlar onun elindedir.
Seversiniz, başta bu kadar net olmayan sevgi, gittikçe netleşir. Belki binlerce kez ayrılmışsınızdır fakat hala o benim diyebilirsiniz.
Sonunda da onun başkasıyla olduğunu öğrenirsiniz. Hemde kendinden... Tamam belki sevmiyosunuz eskisi gibi ve ya hiç. Ama içiniz yinede acır işte. Başkasına dokuncak, başkasının adının yanında anılcak sonuçta.
Ağlamassınız, hatta o size sevgilisini anlatır mesajların sonuna gülücük koyar yollarsınız.Belli etmek istemessiniz içinizin acıdığını. Ama nasıl acır içiniz, hemde nasıl. Hüngür hüngür ağlar kalbiniz, çok yandı çünkü çok acıdı. Kaldıramaz artık rol yapamayı. Sonra başlar gözler damla damla kendinizden anılardan utanarak ağlamaya.Utanır çünkü, beraber yaşamıştınız onca anıyı, sabahlara kadar kulağınızdan düşmemişti o telefon.
Sevgi sözcükleri değildi belki hep konuştuğunuz. Kimi zaman karnınız acıktıda yemeklerden bahsettiniz sabaha kadar.
O anıları yaşadığınız adam şimdi yok. 
Başkasına aşkm canım cicim demesi koymaz. Bunlar değil adama koyan. Onlada aynı şeyleri yaşayacak olmasıdır. Size Facebook'unun şifresini vermeyip ona verirse koyan budur işte. Size yapmadığı şeyleri ona yapmasıdır. Size baktığı gibi ona bakmasıdır. Hele birde onada dokuncaksa, ozaman ağlayın işte. Ama kendinize. Niye bu kadar çok sevdim deyip acıyın halinize.
Aşkın gidişatı böyle çünkü, ilk kim yaptıysa devamı bozuk geliyo.

Birde ondan duyuyosunuz başka kollarda olduğunu. Konuşmayı kesmek istiyosunuz ama yapamıyosunuz. Ona ihtiyacınız var, ezilen gururunuzu saymıyorum bile. Küfür etti, terk etti, en ağır cümleleri kullandıi başkalarıyla çıktı fakat sizi sevdi. Siz onu aldattığınızda sizi tekrar kabullendi, sizi sevdi. Sizi seven o adam şimdi sizden vazgeçti. Tekrar başka kollarda sabahlayacak. Başka eller tutacak ellerini canı sıkıldığında. Kur yapacak neşelendirmek için.
Hatalısnız, ona karşı sürekli hata yaptınız. Sonunda Aşk'a düşen siz oldunuz. Canınız yandı çünkü. Canınızı yaktıkca aşık oldunuz. Bi o kadarda nefret ettiniz ondan. Çünkü gittikçe kendine vazgeçilmez halde aşık ediyodu. Canınızı yakması hiç artık. 

Şimdi öyle bir canınız yanarki sesinizi çıkartamazsınız. Ben sana ne yaptım diyemezsiniz. Oturduğunuz yerden böyle yazarak hıçkırıklara boğulursunuz. 

Ama unutamazsınız hiç bi zaman. Adını duyduğunuzda yutkunursunuz. Düşünsenize sizden başkasıyla evlendiğini.
O zaman durmayın işte ağlayın yada hayatınıza bakın. Ben ağlamaya gidiyorum.

Selim Güngören-Kahırlı Gözler eşiliğindee..

2 Ağustos 2012 Perşembe

Kızgınım Kızgıınnn

Sevgilimi bi kaşık suda boğmak istiyorum. Bunu harbiden istiyorum ama, şöyle iç organlarını teker teker doğramak, bağırsaklarını köpeklere vermek, beyninede kendimi aşılamak istiyorum. Yok böyle odun sevgiliniz varsa boşverin kızlar hiç takmayın. Kendinizi yeyip bitirmekten başka bişey olmuyo. Olan sadece her zamanki gibi biz kızlara kadınlara oluyo.
Sev, aşık ol, ilgi göster sonrada pat kapatsın telefonu. Haklı mı haklı ama adam gibi kızacaksa kızsın. Ağzıme gözüme sıçsın bıraksın ama o telefonu seni seviyorum demeden kapatmasın.
Bana yapacağı en muhteşem şey bu işte, kavga bile etsek seni seviyorum demesi.

Sms i bitti 3-4 gündür konuşmuyoruz. O arasa ben müsait olamıyorum açamıyorum. Bugün de hastaneden gelince habe verdim böyle böyle mesaj attım. Aradı açamadım. Aradan baya saat geçti arasın diye çaldırdım. Saolsun aradı.
-Alo
+Efendim
-Napıyon
+Oturuym sen napyn
- Bnde oturuym
+Nerde oturyn . - Dışarda kimle felan filan derken geliyoruz Facebook yüzünden kavga etmiştik. Bende dondurmuştum, 2 tane Facebook um var diğeri duruyodu, ama arada açıyodum onu. Buda görmüş bunu kızdı işte. Bende durumu izah etmeye çalışırken bana "Naparsan yap" dedi.Bana kullanmaması gereken 2 kelimeyi yan yana getirip kullandı, çok ayıp etti. Yapmaması gerekirdi. Benim erkeğim " Naparsan yap "demeycek, kızdıysa adam gibi belli edecek. Bende "Tamam naparsam yaparım" dedim , benim canımı sıkma diyo allaa alaaaaa sen sıkma benm canımı dedim kapattı. Kızdı kapattı. Tamam ben suçluyum fakat ayıp etti yani Halbuki o benim doğmamış bebelerimin babası, uzun saçlı mavi gözlü kızımızın babası, smokinli kocamdı o benim :( Hala öylede yediremedim ben lan o lafı. Birde yanımda arkadaşımda var haa. Rezl oldum be. Ama seviyorum. Seni seviyoruuum R..........  :P :P



Doktor, derdime çare doktorrr

Hastene, ah hastane ah.
Böyle berbat biyer yok ya, vallaha bak. Kadın sesleri, bebek sesleri. Hepsi karışınca adam mal oluyo be.
Şimdi röntgen çekincem, bekliyorum kapının önünde oturdum sandalyelere. Kadının teki diğer kadına
- İzimir de böyle mi 2-3 tane röntgen odası var şak şak çekin çık.
-Ya yaaa..
Teyzeciiimmm, git İzmir de ol ozamn. Mal karı ya  İzmir'le Suluova karşılaştırılcak yer mi? Git Amasyayı karşılaştır tamam da Suluova bi boka yarasa amenna. Ne beklenir ki 2-3 tane röntgen odası olsun. Oğlum hastane bile bi işe yaramıyo zaten.
-İzmirde muayene olsaydım keşke.
Evet bak orda haklısın teyzeeeeee fakat keşkeler geri gelmiyo. Gelmiyo işte üzgünüümm ühhüüü. Birde zaten hastanede şöyle bişey var. Oturup sıra bekliyoruz ya, kadın olsun adam olsun önce
-sıranız ne zaman?
-35. sıra
-Daha çok varmış neyiniz var?
-Şunum şunum var sizin?
Birbirlerini tanısalarda tanımasalarda mutlaka böyle bikonuşma geçer aralarında. Ne konuşcam be tanımdaığım insanlarla, arkadaşlarımla zor konuşurum ben bide elin derdine mi düşecem. Allah sağlık versin cümlemize. Sonra bekle babam bekleee, harbiden biraz önceki anlattığım teyze haklıydı ha. Bekle bekle anam ağladı lan.
Doktor çağırıyo neyse, doktorun karşısına geçince çenem susmayan ben konuşamıyorum. Mutlaka yanımda bi tercüman olması lazım. Ağzımı açtığımda şuramda dediğimde hop anlasın neyim olduğunu söylesin. Kitleniyorum kalıyorum doktorun karşısında yahu, sanki sevgilimin karşısındayım. Ben okulumdaki müdürden bile böyle tursmıyorum. Ağzımı açsam yat bakıyım laaeeeyyyynnnn diycek sanıyorum. Hemen Halil Sezai ye dua ediyorum :P  O piyasaya çıkmadan öncede tecavüzcü çoşkuna :p
Korkuyorum yani bildiğiniz dibim düşüyo, dilimi yutuyorum. Aklımdaki cümlelerim kanatlanıp gidiyo. Ordan burdan yakalıyorumda öyle derdimi anlatabiliyorum. Erkek doktorlardan daha çok korkuyorum, adamın gözüne bakıyolar sanki suçluymuşum da anında gıtlaklıycakmış gibi. Dur durr suçlu değilim hastayım hastaaa bakışı atıyorum bende, sonra neyin var diye soruyo. Böbreeeem bunu benim sana sormam lazım. Derdimi anlatıyorum, hele o sedyenin üstüne yüzüstü yatmak kadar feci bişey yok. Bide bir soğuk ki o naylon şeyler, karnıma değince bağırasım geliyo. Aynı şekilde röntgen şeyleride. Adlarını bilmiyorum onların ama anladınız siz onlar işte.
Bence hastalanıp hastaneye gitmemek lazım. En berbatıda tanıdık birini görüp saatlerce onunla hastanede muhabbet etmek. Sen sussan ardından direk bi oru. Cevaplayıp susuyosun, bu sefer ağzının içine bakıyolar sen bi laf et diye.  Etmeyincede şunun kızı ne kadar soğuk, hiç sıcak kanlı değil  oluyoruz. Kanımı kaynatıp geliyo yengee bekle. :P
Yani aman aman hastalanmayın, yani ben şahsen daha gitmem inşallah. Gidersemde kanımı kaynatıp gitcem, yada maske felan takcam . Muhebbet yerimi orası ya Allah'ınızı severseniz.

Ama stajerler varya, uf anaam uff. Bitaneside mavi gözlüydü, gözlerinee laylaylom. Hop başım bağlı benim bananeee :Pp:p

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Haydi Git

Hangi sokaklarda aramalıyım seni?
Hangi aşkın koynundan çıkarmalıyım bendeki gülüşlerini?
Ne ara başlarını sokar olduk iki kişilik dünyamıza?
Hangi ara kaybettin kendini sahte aşkların koynunda.
Düşünme denilen eylemi gerçekleştirebilseydin, anlardın mutlaka
Senin dünyanda benden başkasının olmadığını.

Ama yapamadın işte, o mercimek beynin almadı bunu, algılayamadı.
Gittin, sen gittin.
Gidişinle arkanda neleri yıktın biliyor musun?
Hep ben söylerdim böyle şöyle yap diye.
Bunu da ben söyleyemem ya, arkana bakmayı da mı düşünmedin.?
Çok mu tatlı geldi yabancı kollarda sabahlamak.
Aşkı sahteleştirip beni bi köşeye atmak.
Bak sevgilim, bu fotoğrafımızda ne güzel gülmüştün.
Hadi şimdi başkalarıyla gül, onlarada ver o huzuru.
Sonra bana yaptığın gibi onlardanda git.
Rica etsem, benim hayatımdan sonsuza kadar gider misin?
Yıktıklarını toplayıp, gülüşlerimi geri verip,
Mutluluğumu düzeltip, beni ben yapıp, 
Hiç gelmemişsin gibi gider misin?
Bak o zaman söz veriyorum ağlamıycam.
Söz dedim bak, ben sözümü tutarım bilirsin,
Kahpelik yapmam sevdiğim adama.
Yıktıklarını toplamak kolay olmayacak,
Kalbimi bana bırak ve git.
Kalbimi bırakki sevebileyim tekrar,
Nefret edeyim senden, ama bi yandan da unutayım.
Bende kalbimi sahte aşklarla büyüteyim.
Kolay olmayacak biliyorum ama hayatımdan çıkmanı istiyorum.
Bunu yapmalıyım, yapacağım.
Sonra da arkama bakıp, mutluluklar deyip başka kollarda uyanacağım.

Hoşçakal vazgeçtiğim, Hoşçakal değersiz sevgilim.