Gidememekte var seni sevmeyenden.
Kalbinden atamamak hele insanı öldüren.
Gel gelelim aşk bu,
Çıkar her önüne her delikten...
Böyle bir şiirimle başlamak istedim bu yazıma. Şiirin gidişatı o kadar uyumsuz, o kadar şekilsiz ve düzensiz.
Okundukça akla yatıyor ama bir şey hissettirmiyor.
Böyleydi işte benimde ilişkim. Güzel görünür fakat değil. Kandırıyor muşum kendimi meğersem. Aşk iki kişilik olurmuş. Tek başına can sıkıntısından başka bir şey değilmiş. Gözlerine, yüzünün o yuvarlak hatlarına, erkeksi tavırlarına aşık olduğunuz adam sizi SEVMİYOR. Bu kelimedeki M harfi orada olsun istemezdim fakat görünen köy M harfine muhtaç olmazmış.
Ama ben muhtaçtım. Keşke deyip ağladım. Çünkü artık sabrım bir yere kadar benimle beraberdi ve artık beni terk etti.
Acaba diyorum sevmese aramaz sormaz.
Ama bilmiyorum. Ona "seni seviyorum" bile diyemiyorum karşılığını alamayacağım için. Demeyi çok isterdim.
Bunu bile bile ondan gidemiyorum.
Gitmeyi isterdim. Giderim ama dönüşüm olacağı için gerek duymuyorum. Aslında ondan gitmek istemiyorum. Saatlerce aklımda tek onunla konuşuyorum.
Beynim dön dolaş konuyu O'na getiriyor. Ama bir türlü gitmem için cesaret vermiyor.
Sanırım her şeyin ilacı sabır ve zaman...
12 Şubat 2013 Salı
8 Şubat 2013 Cuma
"Aşkın gelişi Aklın Gidişi" Demişler
Aylardır uğruna ağladığım adam.
Gece onu düşünmekten uyuyamadığım adam tekrar geldiiii.
Çakır....
Merzifon'da nişan vardı. Oraya gittik.Çakırda Merzifon da yaşıyor. Ben onu çağırdım ama tık yok. Hemen Facebook adresime girip arkadaşına dedim." Ben şurdayım, onuda al gel".
20 dk bile sürmedi, geldilerr.
Arabadan indi, bana doğru geliyo. Evet aşık olduğum adam sonunda, 6 ay süren bi zaman sonra karşımda.
Önce ne diyeceğimi bilemedim tabiii. Hemen elimi uzattım, tokalaşmak için.Sonra ben elini bırakmamaya razıydım. Bırakmayacaktımda, o da geri çekmedi elini ama arkadaşııı Merhaba deyip elini uzatınca malum elimi çekip onunla tokalaşmak zorunda kaldım.
Konuştuk biraz, sonra ben arkadaşını biraz uzaklaştırdım. Çünkü yalnız başımıza olmamız lazım.
Aklımda tilkiler dönerken arkadaşı olmaz yanımızda.
Karşı karşıyayız, o çakır gözleri gözlerimde.
Bir adım atsam çok şey olacak ...
Beni sevip sevmediğini sordum.
-"Ya seviyorum diyeceksin, ya da sevmiyorum diyeceksin."
-Eline ne geçecek.
-En azından yoluma bakarım.
-Yoluna bakacaksan bak yani..
-Yok ya seviyorum diyeceksin ya sevmiyorum ya da ortası bişey diyeceksin". dedim ve güldüm.
-Ortası bişey o zaman.dedi güldü.
Ne diyeceğimi bilemedim. Seviyorum demediği için ağlasam mı, sevmiyorum demediği için sevinçten havalara mı uçsam bilemedim.
Hep böyle ortalardaydık, ne onunum diyebiliyordum. Ne de onun değilim diyebiliyordum.
Hep ortada olduğumuz için acırdı kalbim. Ama değişmiş şeyler vardı. Ben onu tanıyordum mesela, oda beni tanıyordu artık.
Tükürdüğümü yalamam demişti bana bir seferinde.
Umudumu kesmemiştim ben hiç bir zaman. Kesemezdim, çünkü o benim aşık olduğum adamdı.
Neyse...
Sonra buna doğru bir adım attım. O kadar yakındık ki.
Birde üstünde eşofmanı vardı, üst eşofmanının fermuarı açıktı. Bende onları tutuyordum.
Yaklaştım ona, yukarı baktığımda önce dudaklarıyla karşılaştım, daha sonra gözleriyle. Karamlıkta bile nasıl parlıyordu o gözler.
-Ben şimdi sana sarılcam.
-Niye.
-Ölmeden sevdiğime sarıldım demiş olurum.
-O kadar mı çok seviyorsun?
-Evet o kadar çok seviyorum. dedim ve sarıldım.
Ama beklediğim gibi değildi. Odun olduğundan bahsetmiştim. Sadece tek eliyle sarıldı oda.
Aşık olduğum adamla istediğim her şeyi yapamıyordum, eğlenemiyordum, mutlu değildim.Ama o an mutluydum. O ara sevgili olduk.
Yaklaşık 3 hafta oldu.
Arada mutluyum, arada mutsuz.
Hayat bu zaten, ne güldürür her zaman, ne de ağlatır.
Gece onu düşünmekten uyuyamadığım adam tekrar geldiiii.
Çakır....
Merzifon'da nişan vardı. Oraya gittik.Çakırda Merzifon da yaşıyor. Ben onu çağırdım ama tık yok. Hemen Facebook adresime girip arkadaşına dedim." Ben şurdayım, onuda al gel".
20 dk bile sürmedi, geldilerr.
Arabadan indi, bana doğru geliyo. Evet aşık olduğum adam sonunda, 6 ay süren bi zaman sonra karşımda.
Önce ne diyeceğimi bilemedim tabiii. Hemen elimi uzattım, tokalaşmak için.Sonra ben elini bırakmamaya razıydım. Bırakmayacaktımda, o da geri çekmedi elini ama arkadaşııı Merhaba deyip elini uzatınca malum elimi çekip onunla tokalaşmak zorunda kaldım.Konuştuk biraz, sonra ben arkadaşını biraz uzaklaştırdım. Çünkü yalnız başımıza olmamız lazım.
Aklımda tilkiler dönerken arkadaşı olmaz yanımızda.
Karşı karşıyayız, o çakır gözleri gözlerimde.
Bir adım atsam çok şey olacak ...
Beni sevip sevmediğini sordum.
-"Ya seviyorum diyeceksin, ya da sevmiyorum diyeceksin."
-Eline ne geçecek.
-En azından yoluma bakarım.
-Yoluna bakacaksan bak yani..
-Yok ya seviyorum diyeceksin ya sevmiyorum ya da ortası bişey diyeceksin". dedim ve güldüm.
-Ortası bişey o zaman.dedi güldü.
Ne diyeceğimi bilemedim. Seviyorum demediği için ağlasam mı, sevmiyorum demediği için sevinçten havalara mı uçsam bilemedim.
Hep böyle ortalardaydık, ne onunum diyebiliyordum. Ne de onun değilim diyebiliyordum.
Hep ortada olduğumuz için acırdı kalbim. Ama değişmiş şeyler vardı. Ben onu tanıyordum mesela, oda beni tanıyordu artık.
Tükürdüğümü yalamam demişti bana bir seferinde.
Umudumu kesmemiştim ben hiç bir zaman. Kesemezdim, çünkü o benim aşık olduğum adamdı.
Neyse...
Sonra buna doğru bir adım attım. O kadar yakındık ki.
Birde üstünde eşofmanı vardı, üst eşofmanının fermuarı açıktı. Bende onları tutuyordum.
Yaklaştım ona, yukarı baktığımda önce dudaklarıyla karşılaştım, daha sonra gözleriyle. Karamlıkta bile nasıl parlıyordu o gözler.
-Ben şimdi sana sarılcam.
-Niye.
-Ölmeden sevdiğime sarıldım demiş olurum.
-O kadar mı çok seviyorsun?
-Evet o kadar çok seviyorum. dedim ve sarıldım.
Ama beklediğim gibi değildi. Odun olduğundan bahsetmiştim. Sadece tek eliyle sarıldı oda.
Aşık olduğum adamla istediğim her şeyi yapamıyordum, eğlenemiyordum, mutlu değildim.Ama o an mutluydum. O ara sevgili olduk.
Yaklaşık 3 hafta oldu.
Arada mutluyum, arada mutsuz.
Hayat bu zaten, ne güldürür her zaman, ne de ağlatır.
22 Aralık 2012 Cumartesi
Maviiiii
Yorgun, kırgın.
Ölmeye mahkum edilmiş beden.
Kirli, gri renkli düşünceler.
İşe yaramayan, anılar.
Sinsi, kahpe gülüşler.
Mavi, masmavi gözler.
Sabah aç gözünü, gece koy başını yastığa.
Eşi benzeri olmayan, gerçekleşmeyen kopuk kopuk rüyalar.
Benim olmayan her şey benimdi sanki.
Olması gerektiği gibi,
Olmadı.
Bir işe yaramadı anılar, gözyaşlarımı yitirdim. Yorgun bedenime uyku işlemiyor artık. Kırgınlığım geçmek bilmiyor , kıranlara. Çıkış yolum yok belki, ölüm sonu.
Aşık olduğum gülüşünün , kahpeliğe dönüştüğü andan nefret ettim. Gözümü kapattığımda , mavi gözlerin, sakalların, fındık burnun belirir. Geri açmadan gözlerimi, dalarım rüya dünyasına.
Sen gelirsin, aşk kelimeleri ufak ufak. Sonra sabah horozların öttüğü vakit çıkar ruh, rüyalar aleminden. Benim değildin, ama öyleydin. Olması gerekende buydu, 1 ay 23 gün sonra olmadı.
Ölmeye mahkum edilmiş beden.
Kirli, gri renkli düşünceler.
İşe yaramayan, anılar.
Sinsi, kahpe gülüşler.
Mavi, masmavi gözler.
Sabah aç gözünü, gece koy başını yastığa.
Eşi benzeri olmayan, gerçekleşmeyen kopuk kopuk rüyalar.
Benim olmayan her şey benimdi sanki.
Olması gerektiği gibi,
Olmadı.
Bir işe yaramadı anılar, gözyaşlarımı yitirdim. Yorgun bedenime uyku işlemiyor artık. Kırgınlığım geçmek bilmiyor , kıranlara. Çıkış yolum yok belki, ölüm sonu.
Aşık olduğum gülüşünün , kahpeliğe dönüştüğü andan nefret ettim. Gözümü kapattığımda , mavi gözlerin, sakalların, fındık burnun belirir. Geri açmadan gözlerimi, dalarım rüya dünyasına.
Sen gelirsin, aşk kelimeleri ufak ufak. Sonra sabah horozların öttüğü vakit çıkar ruh, rüyalar aleminden. Benim değildin, ama öyleydin. Olması gerekende buydu, 1 ay 23 gün sonra olmadı.
9 Ekim 2012 Salı
O Gitti e ben Hala Aşık
O gitti.
9 ekim bugün. 24 Ağustos'tan beri olmayan birine hala aşığım. Bei sevip sevmediğine dair en ufak bi fikrim yok. Tekrar beraber olur muyuz bilmiyorum. Fakat ben aşığım.
3 tane erkek. Emocum, kıvırcık, çakır.
Kıvırcıklada 2 hafta mı ne çıktık, ayrıldık. Onlada konuşmak çok güzeldi . Zaten ne zaman koç burcu bi sevgilim olsa aynı şeyleri hissediyordum.
Gitmesin beni bırakmasın istiyodum çünkü ilgiliydi bana.
Emocumla da buluştuk işte. Onun yanındayken çok rahattm. Daha mı rahat olmayım herşeyimi konuştuğum insan yani. Neredeyse 2 yıldır tanıyorum, çıkıp çıkıp ayrılıyoruz felan. Son bikere görüşüp denemeye karar verdik. Tabi onuda özlemişim lan. Motorsikletiyle gezik felan. Karısıymışım gibi hissettim, taa ki oturduğumuz kafede Çakır ismini görene kadar. Ahh dedim lanet olsun, çıkmak zorunda mısın karşıma. Sonra tabi ben soğuk davranmaya başladım. Emocumun yanındayken herşey çok güzel felan ama bişeyler eskiye göre eksikti. Çakır'ı gördüğümde hissettklerimi hissetmiyordum mesela emocumda. Onu görünce kalbim yernden fırlayacak gibi oluyodu ama emocumda öyle değil. Daha doğrusu Çakır'dan sonra tüm erkekler tipsiz maal saaaalak görünüyodu gözüme. Emocumda birmişti herşey sadece yanındayken iyiydi ama yanımdan ayrıldığı anda anladım gerçeği herşey bitmiş. Ama şu an hala onunla çıkıyorum ve fazla önemsemiyorum.
Dünde kıvırcık sanırım artık peşimden koşmayı bıraktı, atmıycam daha mesaj dedi ve gerçektende atmadı. Onunla olabilrdim ama emocum vardıı. Emocum u ARTIK aldatmak istemiyordum. Hiç i zaman istemedim ama hep aldattım onu. Neyse sonra işte atmadı mesaj ve ben, beni iyi hissettrcek birinden daha eksilmiştim. Bu kötüydü, aslında onunla çıksaydımda Çakır ı özlerdim. Çünkü ben ne Emocuma, ne de Kıvırcığa aşıktım. Ben o çözemedim renk tonlarına sahip adamı seviyordum. Aşıktım delice. Ama oda çok katı yaaa gelmiyo birtürlü ama yokluğuyla yaşamaya da alıştım. Gerçekten bak alıştım onun gelmemesine. Ama ondn sonra kimseyi sevmedim, sevemedim. Sevememde. (Böyle söyleyince seiyorum da )
Ben kimseyle evlenmemeye bile karar verdim. Gazeteci olmak istiyorum. Böyle evimin bi köşesi hep işimle ilgil yada kndi çektiğim fotoğraf kareleyle dolu olacak. Oturma odam modern mobilya, bi odam antika eşyalarla dolu olacak. İşim olmadığı zaman şehir şehir dolaşıp aklımdaki kareleri çekecektim.
Köye felan gierken bayramlarda hep kareler belirir gözüme ama Fotoğraf makinem yok o yüzden ölümsüzleştiremem o anı.
Birde Yazar olursam tamamdır işte.
Aşk hayatım bom bok giderken böyle okul hayatımda bom boka sardı. Ama iyi giden tek şey yemek yiybiliyorum ve sanırım biraz kilo aldım. O da 1 kilo tabiiiii. Am bu benim için çok şey demek. Herkes zayıfım diye laf ediyo sinirimi bozuyolar. 1.60 boyum 48 kiloydum. 49 olmuşum ama bi ara tartıda 52 yide görmüştüm 2 sene önce. 52 kiloyken daha güzeldim. Çünkü benim gözlerim fırlamadır, iridir , pörtlektir. Yüzüm zayıflayınca gözlerim orta çıkıyor. Ama kiloluyken öyle olmuyo saçlarımla kapatıyorum gözlerimi, saçlarımda dalgalı dalgalı yapnca saçımın gürlüğünden gözlerim belli olmuyo ama düzleştirince fırlıyolar anacım.
Neyse günün anlam ve önemini belirten yazımıda yapıp bu safayı bitirmek istiyorum.
İçimdeki adamı öldürmeyi istemedim hiç bi zaman, unutmayı da denemedim. Onla yaşarken ben bendim. Onsuz bir hiç.
Bu yüzden onu içimde büyüttükçe ben oldu, hatta kendimi unuttuğum bile oluyordu. Onu öldürmek kendimi öldürmekti, duygusuzluktu, cinayetti ve en önemlisi gülememekti. Benim bunları kaybetmeye cesaretim yoktu. Onunla yaşamak, gerçeğiyle yaşamaktan daha güzeldi. Hep yanımdaydı, hep beni sevendi, beni hiç bırakmayan adamdı o.
Ama biliyorum ki uyandığımda(aklım başıma geldiğinde) kendimi kandırmanın cezasını çok büyük ödeyecektim.
9 ekim bugün. 24 Ağustos'tan beri olmayan birine hala aşığım. Bei sevip sevmediğine dair en ufak bi fikrim yok. Tekrar beraber olur muyuz bilmiyorum. Fakat ben aşığım.
3 tane erkek. Emocum, kıvırcık, çakır.
Kıvırcıklada 2 hafta mı ne çıktık, ayrıldık. Onlada konuşmak çok güzeldi . Zaten ne zaman koç burcu bi sevgilim olsa aynı şeyleri hissediyordum.
Gitmesin beni bırakmasın istiyodum çünkü ilgiliydi bana.
Emocumla da buluştuk işte. Onun yanındayken çok rahattm. Daha mı rahat olmayım herşeyimi konuştuğum insan yani. Neredeyse 2 yıldır tanıyorum, çıkıp çıkıp ayrılıyoruz felan. Son bikere görüşüp denemeye karar verdik. Tabi onuda özlemişim lan. Motorsikletiyle gezik felan. Karısıymışım gibi hissettim, taa ki oturduğumuz kafede Çakır ismini görene kadar. Ahh dedim lanet olsun, çıkmak zorunda mısın karşıma. Sonra tabi ben soğuk davranmaya başladım. Emocumun yanındayken herşey çok güzel felan ama bişeyler eskiye göre eksikti. Çakır'ı gördüğümde hissettklerimi hissetmiyordum mesela emocumda. Onu görünce kalbim yernden fırlayacak gibi oluyodu ama emocumda öyle değil. Daha doğrusu Çakır'dan sonra tüm erkekler tipsiz maal saaaalak görünüyodu gözüme. Emocumda birmişti herşey sadece yanındayken iyiydi ama yanımdan ayrıldığı anda anladım gerçeği herşey bitmiş. Ama şu an hala onunla çıkıyorum ve fazla önemsemiyorum.
Dünde kıvırcık sanırım artık peşimden koşmayı bıraktı, atmıycam daha mesaj dedi ve gerçektende atmadı. Onunla olabilrdim ama emocum vardıı. Emocum u ARTIK aldatmak istemiyordum. Hiç i zaman istemedim ama hep aldattım onu. Neyse sonra işte atmadı mesaj ve ben, beni iyi hissettrcek birinden daha eksilmiştim. Bu kötüydü, aslında onunla çıksaydımda Çakır ı özlerdim. Çünkü ben ne Emocuma, ne de Kıvırcığa aşıktım. Ben o çözemedim renk tonlarına sahip adamı seviyordum. Aşıktım delice. Ama oda çok katı yaaa gelmiyo birtürlü ama yokluğuyla yaşamaya da alıştım. Gerçekten bak alıştım onun gelmemesine. Ama ondn sonra kimseyi sevmedim, sevemedim. Sevememde. (Böyle söyleyince seiyorum da )
Ben kimseyle evlenmemeye bile karar verdim. Gazeteci olmak istiyorum. Böyle evimin bi köşesi hep işimle ilgil yada kndi çektiğim fotoğraf kareleyle dolu olacak. Oturma odam modern mobilya, bi odam antika eşyalarla dolu olacak. İşim olmadığı zaman şehir şehir dolaşıp aklımdaki kareleri çekecektim.
Köye felan gierken bayramlarda hep kareler belirir gözüme ama Fotoğraf makinem yok o yüzden ölümsüzleştiremem o anı.
Birde Yazar olursam tamamdır işte.
Aşk hayatım bom bok giderken böyle okul hayatımda bom boka sardı. Ama iyi giden tek şey yemek yiybiliyorum ve sanırım biraz kilo aldım. O da 1 kilo tabiiiii. Am bu benim için çok şey demek. Herkes zayıfım diye laf ediyo sinirimi bozuyolar. 1.60 boyum 48 kiloydum. 49 olmuşum ama bi ara tartıda 52 yide görmüştüm 2 sene önce. 52 kiloyken daha güzeldim. Çünkü benim gözlerim fırlamadır, iridir , pörtlektir. Yüzüm zayıflayınca gözlerim orta çıkıyor. Ama kiloluyken öyle olmuyo saçlarımla kapatıyorum gözlerimi, saçlarımda dalgalı dalgalı yapnca saçımın gürlüğünden gözlerim belli olmuyo ama düzleştirince fırlıyolar anacım.
Neyse günün anlam ve önemini belirten yazımıda yapıp bu safayı bitirmek istiyorum.
İçimdeki adamı öldürmeyi istemedim hiç bi zaman, unutmayı da denemedim. Onla yaşarken ben bendim. Onsuz bir hiç.
Bu yüzden onu içimde büyüttükçe ben oldu, hatta kendimi unuttuğum bile oluyordu. Onu öldürmek kendimi öldürmekti, duygusuzluktu, cinayetti ve en önemlisi gülememekti. Benim bunları kaybetmeye cesaretim yoktu. Onunla yaşamak, gerçeğiyle yaşamaktan daha güzeldi. Hep yanımdaydı, hep beni sevendi, beni hiç bırakmayan adamdı o.
Ama biliyorum ki uyandığımda(aklım başıma geldiğinde) kendimi kandırmanın cezasını çok büyük ödeyecektim.
9 Eylül 2012 Pazar
Özledim.
R gitmişti. O gitmişti ve ben hiç bişey yapamadım.
Ben gerçekten aşık olmuştum ona. Hiç kimse değildi o farklıydı herşeyiyle.
O benimdi, o odunluğuyla benimdi Beklemedim ben ondan aşk sözcükleri olduğu gibi kabul ettim sabrettim ve kaybettim. Beni terketti. hafta sonra tekrar biriyle sevgili oldum. Hoşuma gidiyo onunla konuşmak. Birinin benimle ilgilenmesini özlemişim. R böyle değildi, bana söylediği en güzel cümle 2-3 yada bilemeden 5 taneydi. 1 ay 20 günde.
Şimdiki sevgilime kıvırcık diycem.
Saçları dalgalı ama olsun. O gerçekten iyi biri, kısa zamanda ona değer vermemi sağladı. Ama ben R yi özledim. Bunu kimseye söyleyemiyorum. Millet te bıktı benim değişik tavırlarımdan ama özledim. Geçen ona msj attım R... seni ben çok özledim diye. Bana ceevap bile vermedi. Oysa ben gerçekten çok özlemiştim onu. Şimdi de ağlıyorum... eylül ün 13 ünde doğum günü var.
Süpriz hazrlıycaktım hala sevgili olsaydık. Ama şimdi sadece kuru kuru mesaj atıcam. Gelmiş geçmiş sevgilileri arasından eminim en çok ben sevdim onu. Biliyorum doğum günü mesajıma bile cevap vermiycek. Ama olsun ben atcam. Facebook sohbet sayfasında arkadaşı açık oluyo. Ona sormak istiyorum nasıl olduğunu ondan öğrenmek istiyorum ama oda gider R ye söyler seni soruyo diye bu sefeer R bunalcak benden.
Ben tüm ilişkimiz boynca sadece onu bunaltmamayı istedim. Bunaltmamaya çalıştım. O benim mavi gözlümdü, gözlerine, duruşuna, konuşmasına ses tonuna aşık olmuştum ben onun.
Ben gerçekten içim rahat ede ede birine aşık olmuştum diyorum.
Kısa ve öz oldu. İlk defa bi ilişkide liderlik bende değildi.
Bugün daha çok özledim sanırım onu. Gün geçtikçede özlycem. Ama unutmam lazım sevmemem lazım onu. Bi ilişkim var şu an onu üzmek istemiyorum. Ama ben her gece onu dşünerek uyuyorum.
Yine birine unutmadan başka biriyle ilişkiye bşladım.
Gitmeseydi nolurdu sanki. Tek istediğim onun ölümüne sevdiği kadın olmaktı.
saçlarına dokunduğum gün geliyo aklıma. Babası aramıştı yanımdayken, o telefonla konuşurken ensesindeki saçları karıştırmıştım yavaş yavaş. Gülümsedi..
Hoşuna gitmişti.
O beni benim yanımdayken seviyodu. O beni seviyodu, bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum çünkü gerçekti. Ama olmadı.
Bir dahada olmayacak olması acıtıyo benim canımı. Olmayacak, olmayacak.
Hayal kurmamıştım çünkü olmayacağını biliyodum. Hayal bile kuramadığım birine aşıktım, hala aşığım.
Gelmiyceğini bile bile bekliycem demiyorum ben, beklemiyorum ama aşığım.
Çocuklarım anne ilk aşkın kim dediklerinde cevabım o olacak
Ben gerçekten aşık olmuştum ona. Hiç kimse değildi o farklıydı herşeyiyle.
O benimdi, o odunluğuyla benimdi Beklemedim ben ondan aşk sözcükleri olduğu gibi kabul ettim sabrettim ve kaybettim. Beni terketti. hafta sonra tekrar biriyle sevgili oldum. Hoşuma gidiyo onunla konuşmak. Birinin benimle ilgilenmesini özlemişim. R böyle değildi, bana söylediği en güzel cümle 2-3 yada bilemeden 5 taneydi. 1 ay 20 günde.
Şimdiki sevgilime kıvırcık diycem.
Saçları dalgalı ama olsun. O gerçekten iyi biri, kısa zamanda ona değer vermemi sağladı. Ama ben R yi özledim. Bunu kimseye söyleyemiyorum. Millet te bıktı benim değişik tavırlarımdan ama özledim. Geçen ona msj attım R... seni ben çok özledim diye. Bana ceevap bile vermedi. Oysa ben gerçekten çok özlemiştim onu. Şimdi de ağlıyorum... eylül ün 13 ünde doğum günü var.
Süpriz hazrlıycaktım hala sevgili olsaydık. Ama şimdi sadece kuru kuru mesaj atıcam. Gelmiş geçmiş sevgilileri arasından eminim en çok ben sevdim onu. Biliyorum doğum günü mesajıma bile cevap vermiycek. Ama olsun ben atcam. Facebook sohbet sayfasında arkadaşı açık oluyo. Ona sormak istiyorum nasıl olduğunu ondan öğrenmek istiyorum ama oda gider R ye söyler seni soruyo diye bu sefeer R bunalcak benden.
Ben tüm ilişkimiz boynca sadece onu bunaltmamayı istedim. Bunaltmamaya çalıştım. O benim mavi gözlümdü, gözlerine, duruşuna, konuşmasına ses tonuna aşık olmuştum ben onun.
Ben gerçekten içim rahat ede ede birine aşık olmuştum diyorum.
Kısa ve öz oldu. İlk defa bi ilişkide liderlik bende değildi.
Bugün daha çok özledim sanırım onu. Gün geçtikçede özlycem. Ama unutmam lazım sevmemem lazım onu. Bi ilişkim var şu an onu üzmek istemiyorum. Ama ben her gece onu dşünerek uyuyorum.
Yine birine unutmadan başka biriyle ilişkiye bşladım.
Gitmeseydi nolurdu sanki. Tek istediğim onun ölümüne sevdiği kadın olmaktı.
saçlarına dokunduğum gün geliyo aklıma. Babası aramıştı yanımdayken, o telefonla konuşurken ensesindeki saçları karıştırmıştım yavaş yavaş. Gülümsedi..
Hoşuna gitmişti.
O beni benim yanımdayken seviyodu. O beni seviyodu, bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum çünkü gerçekti. Ama olmadı.
Bir dahada olmayacak olması acıtıyo benim canımı. Olmayacak, olmayacak.
Hayal kurmamıştım çünkü olmayacağını biliyodum. Hayal bile kuramadığım birine aşıktım, hala aşığım.
Gelmiyceğini bile bile bekliycem demiyorum ben, beklemiyorum ama aşığım.
Çocuklarım anne ilk aşkın kim dediklerinde cevabım o olacak
26 Ağustos 2012 Pazar
Keşke...
Giderken mutluluklar diledi , yüzsüzce.
Yüzsüzdü çünkü mutluluğum zaten oydu, birde mutluluklar demesi yok muydu..
Kendine iyi bak dedi birde. Olur paşam bakarım kendime, sen beceremedin bana bakmayı, elimi tutup bırakmamayı, ben beceririm kendime iyi bakmayı.
Senin yerine de severim kendimi ben. Kelimeler düğümlendi boğazımda, söyleyemedim yine söylemek istediklerimi. Ağır konuşacaktım bu sefer. İçimdekileri damla damla dökecektim sana.
Olmayacak şeylere amin demem yüzündendi hep başıma gelen.
Ağlamak ise basitleşmişti, ağlamamaktı benim için zor olan.Her zaman zor olanı başarmışımdır. Ağlamıyorum ben, ağlatıyorum yine bi kızı diye sevinme sakın.
Kim bilir ağlayacak kadar düşersem, elimden tuttuğun günü hatırlayıp gülerim. Gözlerin gelir aklıma toparlarım kendimi.
Bi gün karşına çıkacak gücü bulabilrsem, tebrik edecem seni.
Bak öğrendim artık ağlamamayı, güvenmemeyi, sikilmiş duygularımı düzeltmeyi, yaşamayı.
Bağlanmıyorum da kimseye, sevemiyorum da zaten. Bu yüzden tebrik edicem seni. Çok güzel korudun aslında beni, bir daha üzülmeyecem senin sayende ve her gözümü yumduğumda aklıma gelen sen olacaksın.
Aşık olduğum, diye anacak kalbim seni, öyle hatırlayacak beynim.
Öyle arıycak gözlerim boş sokaklarda seni. Bir gün çok duycaksın adımı, adımın yanında seni.
Seni tanıycak herkes, kırık cümlelerimden bilecekler.
Gördükleri zaman bu olmalı diyecekler, öylesine derin ezberledim çünkü seni.
Öylesine çaresizce de sevdim. Ama adını bilmeyecekler hiç bir zaman, sadece yakınlarım bilcek.
Gizli, bi o kadar da herkesin bildiği...
O zaman sana sadece "keşke" demek kalacak.
Yüzsüzdü çünkü mutluluğum zaten oydu, birde mutluluklar demesi yok muydu..
Kendine iyi bak dedi birde. Olur paşam bakarım kendime, sen beceremedin bana bakmayı, elimi tutup bırakmamayı, ben beceririm kendime iyi bakmayı.
Senin yerine de severim kendimi ben. Kelimeler düğümlendi boğazımda, söyleyemedim yine söylemek istediklerimi. Ağır konuşacaktım bu sefer. İçimdekileri damla damla dökecektim sana.
Olmayacak şeylere amin demem yüzündendi hep başıma gelen.
Ağlamak ise basitleşmişti, ağlamamaktı benim için zor olan.Her zaman zor olanı başarmışımdır. Ağlamıyorum ben, ağlatıyorum yine bi kızı diye sevinme sakın.Kim bilir ağlayacak kadar düşersem, elimden tuttuğun günü hatırlayıp gülerim. Gözlerin gelir aklıma toparlarım kendimi.
Bi gün karşına çıkacak gücü bulabilrsem, tebrik edecem seni.
Bak öğrendim artık ağlamamayı, güvenmemeyi, sikilmiş duygularımı düzeltmeyi, yaşamayı.
Bağlanmıyorum da kimseye, sevemiyorum da zaten. Bu yüzden tebrik edicem seni. Çok güzel korudun aslında beni, bir daha üzülmeyecem senin sayende ve her gözümü yumduğumda aklıma gelen sen olacaksın.
Aşık olduğum, diye anacak kalbim seni, öyle hatırlayacak beynim.
Öyle arıycak gözlerim boş sokaklarda seni. Bir gün çok duycaksın adımı, adımın yanında seni.
Seni tanıycak herkes, kırık cümlelerimden bilecekler.
Gördükleri zaman bu olmalı diyecekler, öylesine derin ezberledim çünkü seni.
Öylesine çaresizce de sevdim. Ama adını bilmeyecekler hiç bir zaman, sadece yakınlarım bilcek.
Gizli, bi o kadar da herkesin bildiği...
O zaman sana sadece "keşke" demek kalacak.
21 Ağustos 2012 Salı
Peçetelerimi Çaldılar
Hep kanatanlar oldu kabuk bağlayan yaralarımı. Ben peçete bastıkca yaralarıma onlar geldiler çalıp kaçtılar peçetelerimi. Tekrar tekrar kanadı, acısı gittikçe acısada , dokunmasada bünyeme, peçetelerimi çalmışlardı bikere, bulamadım yaralarımı kapatacak bi madde.
Bulsam olmadı, tekrar kanattı bulduklarım. En iyisi saldım çayıra mevlam gayıra yapıp hiç bişey basmadım yaralarıma. Bıraktım olduğu gibi, kendi kendine dursun kanaması dedim, geriye dönünce tekrar kanamasın, içindekiler boşalsın diye düşündüm.
Keşke önceden düşünebilseymişim bunu. Eski sevgilim sevgilisiyle önümden giderken birazda olsa içim acımazdı belki. Diğer eski sevgilim bana arkadaş gözüyle bakmsaydı canım acımazdı belki. Sadece güler geçerdim. Başka limanlar bulmsaydım kendime belkide yaramı kapatan, yarayı açan kişi olurdu.
Fakat ben her seferinde kaçış yapmayı denedim. Yaralarıma , yara katacak kişilere sığındım.
Ben önceden beyinsizdim, aptaldım, maldım, salaktım. Şimdi ise AŞIK.
İki yönlü yaşanır aşk, önce mutlu eder, sonra gerçek yüzünü gösteriverir. Acısını tattırmadan bırakmaz insanların peşini, göçüp gitmez kalplerinden. Kanatır, kanatır, sömürür bütün duygularını, herşeye karşı acımasız duygusuz bencil olacak hale getirir. Sonra da gider kalpten. Yani adamın ağzına sıçar sıçar gider.
Ama mutlaka gider mutlaka!
Sabrediyorum, onun davranışlarna, belkide sevmemesine...
Bırakamıyorum, çünkü korkuyorum. Bu kadar korksam bile bırakırdım ben, şimdi bıraksam dön dolaş bana gelmeyecek biliyorum bırakamıyorum.
Yapmıyorum bunu kalbime, ona zararı yok çünkü zarar bana. Bırakmıyorumda çok mu iyi bok yiyorum.
Ama bırakamıyorum, ben adam gibi seviyorum bu sefer, gönlüm başkasına kaymadan, yalansız seviyorum ben bu sefer.
Sevecek biliyorum, az daha zaman geçsin sevecek...
Beni sevenler hem huylarımı doğallığımı, konuşmamı sevmişlerdi buda sevecek biliyorum. Ben onu herşeyiyle seviyorum. Yarama yara katacak olsada, kırsada, üzsede, ağlatsada bu sefer aptallık değil aşığım biliyorum vazgeçemiyorum.
Korkuyorum çünkü seviyorum.
Vazgeçemiyorum çünkü onsuz yapamayacağımı biliyorum.
Katlanıyorum çünkü umudumu kaybetmiyorum.
Çünkü ben aşığım...
Bulsam olmadı, tekrar kanattı bulduklarım. En iyisi saldım çayıra mevlam gayıra yapıp hiç bişey basmadım yaralarıma. Bıraktım olduğu gibi, kendi kendine dursun kanaması dedim, geriye dönünce tekrar kanamasın, içindekiler boşalsın diye düşündüm.
Keşke önceden düşünebilseymişim bunu. Eski sevgilim sevgilisiyle önümden giderken birazda olsa içim acımazdı belki. Diğer eski sevgilim bana arkadaş gözüyle bakmsaydı canım acımazdı belki. Sadece güler geçerdim. Başka limanlar bulmsaydım kendime belkide yaramı kapatan, yarayı açan kişi olurdu.
Fakat ben her seferinde kaçış yapmayı denedim. Yaralarıma , yara katacak kişilere sığındım.
Ben önceden beyinsizdim, aptaldım, maldım, salaktım. Şimdi ise AŞIK.
İki yönlü yaşanır aşk, önce mutlu eder, sonra gerçek yüzünü gösteriverir. Acısını tattırmadan bırakmaz insanların peşini, göçüp gitmez kalplerinden. Kanatır, kanatır, sömürür bütün duygularını, herşeye karşı acımasız duygusuz bencil olacak hale getirir. Sonra da gider kalpten. Yani adamın ağzına sıçar sıçar gider.
Ama mutlaka gider mutlaka!
Sabrediyorum, onun davranışlarna, belkide sevmemesine...
Bırakamıyorum, çünkü korkuyorum. Bu kadar korksam bile bırakırdım ben, şimdi bıraksam dön dolaş bana gelmeyecek biliyorum bırakamıyorum.
Yapmıyorum bunu kalbime, ona zararı yok çünkü zarar bana. Bırakmıyorumda çok mu iyi bok yiyorum.
Ama bırakamıyorum, ben adam gibi seviyorum bu sefer, gönlüm başkasına kaymadan, yalansız seviyorum ben bu sefer.
Sevecek biliyorum, az daha zaman geçsin sevecek...
Beni sevenler hem huylarımı doğallığımı, konuşmamı sevmişlerdi buda sevecek biliyorum. Ben onu herşeyiyle seviyorum. Yarama yara katacak olsada, kırsada, üzsede, ağlatsada bu sefer aptallık değil aşığım biliyorum vazgeçemiyorum.
Korkuyorum çünkü seviyorum.
Vazgeçemiyorum çünkü onsuz yapamayacağımı biliyorum.
Katlanıyorum çünkü umudumu kaybetmiyorum.
Çünkü ben aşığım...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)